Central place türkçesi Central place nedir

  • Tüm noktalara eşit mesafede bulunan yer.
  • Merkezi yer.
  • Ortada bulunan yer.

Central place ingilizcede ne demek, Central place nerede nasıl kullanılır?

Central : Önde gelen. Özeksel. Ana. Özek doğrutusunda; özekten geçen doğru boyunca. Esas. Uygun. Baş. Belli başlı. Santral memuru. Merkezsel.

Place : Oturtmak. Yerleştirmek. Koymak. Mahal. Yer. Kim olduğunu çıkarmak. İş. Mevki. Basamak. Statü.

Central place theory : Merkezi yer teorisi. Mal ve hizmetlerin yüksek veya düşük sıralı olmasını ve eşik nüfusu dikkate alarak şehir merkezlerinin, en uygun yayılma alanını sağlayan altıgen biçiminde bir yerleşim alanının merkezinde kurulması gerektiğini ileri süren ve walter christaller tarafından geliştirilen kuram. Özeksel yerler kuramı. Merkezi yer kuramı. Kentlerin, kendilerini çevreleyen kırsal alanların işgörü gereksinmelerini karşılamak için ortaya çıktıklarını ve kentsel yerleşim yerlerinin, kuruldukları yerlerin, kendilerine bağımlı bu alanlar için gördükleri işlevlere göre belirlendiğini varsayan ve alman coğrafya bilgini walter christaller'in ortaya attığı ve geliştirdiği kuram.

Central africa : Orta afrika cumhuriyeti. Orta afrika'da bulunan ve eskiden fransa'nın kontrolündeyken 1960 yılında bağımsızlığını kazanan kara ile çevrili bir ülke. Afrika'nın coğrafi bir alanı (orta afrika cumhuriyeti, kamerun, çad, kongo, gabon ve kongo demokratik cumhuriyeti'nden oluşur). Orta afrika.

 

Central african republic : Orta afrika'da kara ile çevrili bir ülke. Orta afrika cumhuriyeti. Merkezi afrika cumhuriyeti.

Central african republic franc : Orta afrika frankı.

İngilizce Central place Türkçe anlamı, Central place eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Central place ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Neighborhoods : Komşular. Çevre. Yakın. Dolay. Mahalle. Semt. Komşuluk ilişkileri. Yöre. Konu komşu. Civar.

Neighbourhood : Komşuluk ilişkileri. Civar. Belirli bir yerde, bir mahallede yaşayan ailelerin doğum, evlenme, sünnet, yıkım ve ölüm sırasında; ev yapımında, ekip biçmede, araç -gereç sağlanmasında; çocukların, delikanlıların, yaşlıların, dulların, genç kızların gözetim ve bakımında; hakların korunmasında birbirlerine yardım etmeleri, dayanışmaları. Komşular. Mahalle. Yöre. Komşuluk. Konu komşu.

Central location : Merkezi lokasyon.

Neighbourhoods : Semt. Muhit. Komşular. Çevre. Civar. Komşuluk ilişkileri.

Neighborhood : Mahalle. Yöre. Civar. Muhit. Yakın. Semt. Komşular. Konu komşu. Çevre.