Cesuras türkçesi Cesuras nedir

  • Durma.
  • Es (müzik, şiir).

Cesuras ingilizcede ne demek, Cesuras nerede nasıl kullanılır?

Cesura : Es (müzik, şiir). Durma.

Acesulfamate : Asesülfamat. Okzatiyazinon maddesinden yapılan ve dayanma süresi uzun olan yapay bir tatlandırıcı.

Acesulfame : Asesülfam. Kalori içermeyen yapay tatlandırıcı (sakarine benzeyen).

Spacesuit : Uzay elbisesi. Uzay giysisi.

Spacesuits : Uzay elbisesi. Uzay giysisi.

Cesarean section : Ceninin kadının rahminden ameliyatla alınması (doğal vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlarda uygulanır). Sezaryen ameliyatı. Sezaryen. Sezaryen doğum.

Ces function : Ces fonksiyonu. Sabit ikame esnekliği fonksiyonu.

Ces : Sabit ikame esnekliği. Seryumun simgesi. Ces.

Cesarean : Sezar ile ilgili. Sezar veya sezarlar (antik roma imparatorları) ile ilgili ya da sezar veya sezarlara özgü. Sezaryen doğumla ilgili. Sezaryen doğum. Sezaryen doğumuna özgü. Sezaryen.

Cesarian : Sezar veya sezarlar (antik roma imparatorları) ile ilgili ya da sezar veya sezarlara özgü. Sezaryen doğumuna özgü. Sezaryen. Sezaryen doğumla ilgili. Sezaryen doğum.

İngilizce Cesuras Türkçe anlamı, Cesuras eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cesuras ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gill : Çeyrek pint. Kulak. Balık, yumuşakçalar ve birçok eklem bacaklının vücut yüzeyinden veya sindirim sisteminin kimi bölümlerinden köken alan genellikle ince duvarlı, yüzeyi filamet veya lamellerle veya benzer oluşumlarla artırılmış solunum organı, lamella, brankiya. Sevgili. Çeyrek pint (0.12 litre). Derin ve ağaçlı dere. Çene altı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Solungaç. Sarkık yanak.

 

Prosody : Ölçü. Şiir sanatı. Prozodi. Aruz. Tartıbilim. Bürünbilim. Prosodi. Ölçü tekniği. Ölçübilim. Vezin tekniği.

Dwell : Yaşamak. İkamet etmek. Kalmak. Bir yerde oturmak. Durmak. Bekleme. Oturmak. Bir yerde yaşamak. Hayat sürmek.

Inflection : Sesin perdesini değiştirme. Dönüm. Tasrif. Sesin yükselip alçalması. Çekim eki. Ses tonunun değişmesi. Çekim. Bir konuşma tümcesinde müzik notalarının kullanılması, ses tavrının ve uzamının değişmesi. Kıvrılma. Büküm.

Letup : Bozma. Azalma. Sakinleşme. Dinme. Ara. Küçülme. Ara verme. Düşürme (basınç, kuvvet, efor, vs.).

Cessation : Durdurulma. Fasıla. Ara verme. Ara. Mola. Sona erme. Duruş. Kesilme. İnkıta.

Cessations : Ara verme. Durdurulma. Ara. Duruş. Fasıla. İnkıta. Sona erme. Kesilme.

Dwells : Bekleme. Oturmak. Yaşamak. İkamet etmek. Bir yerde oturmak. Kalmak. Hayat sürmek. Bir yerde yaşamak. Durmak.

Full stop : Çekit. Nokta. Tam durak. Durak. Nokta noktalama işareti. Son.

Cesuras synonyms : cesura, branchia, pause, fire away, layovers, rest, dead lock, halt, standing, layover.