Chainette türkçesi Chainette nedir

  • Kimi trypanorhyncha’ların dokunaçları üzerinde bulunan externo-lateral uzunlamasına sıralar halinde çengeller.
  • Kıskaç.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Chainette ingilizcede ne demek, Chainette nerede nasıl kullanılır?

Suspension chaine : Askı zinciri. Işıldağı ya da herhangi bir aygıtı demir boruya bağlayan zincir.

Chained : Dizginlenmiş. Alıkonulmuş. Bağlı. Zincirlenmiş. Zincirli. İrtibatlı (ilişkili nesneler). Zincirlenen.

Chained books : Xv. yüzyıldan xvııı. yüzyıl başlarına değin, çalınmalarını önlemek amacıyla raflara ya da masalara zincirlenen ve bugün de kimi kitaplıklarda aynı durumu korunan kitaplar. Zincirli kitaplar.

Chained file : Zincirleme kütük. Zincirleme dosya.

Chained library : Xv. yüzyıldan xvııı. yüzyıl başlarına değin görülen ve kitapları sergenlere ya da masalara zincirlenmiş olan kitaplık. Zincirli kitaplık.

Chain and buckets : Kovalı zincir.

Chained record : Zincirlenmiş kayıt.

Chain adjusting screw : Zincir ayar vidası.

Unchained : Zincirini çözmek. Özgür bırakmak. Zincirsiz. Dizginsiz. Serbest. Serbest bırakmak.

Chained list : Öğelerin dağınık olabileceği, buna karşılık her öğede bir sonraki öğenin yerini belirten bir tanıtıcı bulunan liste. Zincirleme liste. Zincirlenmiş liste. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Zincirlenmiş dizelge.

 

İngilizce Chainette Türkçe anlamı, Chainette eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chainette ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chelas : Mürit. Kıskaç (yengeç).

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Forceps : Kerpeten, kıskaç. Penset. Ucu dişli veya dişsiz olan yumuşak dokuları veya gazlı bez gibi materyalleri tutmakta kullanılan cerrahi aygıt, anatomik pens, klemp. Maşa. Forseps. Tutaç. Pens. Doğum kaşığı.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Claw : Makas. El uzatmak. Pençelemek. Tırnaklamak. Tırmalamak (kedi vb). Alıcı ve göstericide filmin aralı devinimine bağlı olarak çalışan, filmdeki deliklere girerek ya filmin pencere önünde düzgün durmasını ya da aralı devinim düzeneğine bağlı olarak bir resim boyu ilerlemesini sağlayan madenden çıkıntılar. (buna göre tutucu ve yürütücü tırnak çeşitleri vardır.). Sağım pençesi. Kapışmak. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tırmalamak.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abaxial : Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında.

 

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Nipper : Kesici. Cımbız. Sörfçülerin hayatını kurtaran genç cankurtaran. (yengeçte vb) kıskaç. Oğlan. Tıfıl. Atın ön dişi. Küçük oğlan çocuk. Erkek çocuk.

Chainette synonyms : bending claw, abattoir, grippers, combination sleep coint, chelate, gripper, nail puller, chela, a dna, abamectin, clamp, abdominal distention, chelates, a clay, abdominal fat necrosis, abdominal ovariectomy, barnacles, clamps, a c deformity, abdomen, a band.