Chained türkçesi Chained nedir

  • İrtibatlı (ilişkili nesneler).
  • Alıkonulmuş.
  • Dizginlenmiş.
  • Zincirli.
  • Zincirlenmiş.
  • Bağlı.
  • Zincirlenen.

Chained ile ilgili cümleler

English: Is the dog chained?
Turkish: Köpek zincirli mi?

English: The dog was chained to the post.
Turkish: Köpek direğe zincirlendi.

English: Ali unchained the door.
Turkish: Ali kapının zincirini çözdü.

Chained ingilizcede ne demek, Chained nerede nasıl kullanılır?

Chained books : Zincirli kitaplar. Xv. yüzyıldan xvııı. yüzyıl başlarına değin, çalınmalarını önlemek amacıyla raflara ya da masalara zincirlenen ve bugün de kimi kitaplıklarda aynı durumu korunan kitaplar.

Chained file : Zincirleme dosya. Zincirleme kütük.

Chained library : Zincirli kitaplık. Xv. yüzyıldan xvııı. yüzyıl başlarına değin görülen ve kitapları sergenlere ya da masalara zincirlenmiş olan kitaplık.

Chained list : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Öğelerin dağınık olabileceği, buna karşılık her öğede bir sonraki öğenin yerini belirten bir tanıtıcı bulunan liste. Zincirleme liste. Zincirlenmiş dizelge. Zincirlenmiş liste.

Chained record : Zincirlenmiş kayıt.

Enchained : Zincire vurmak. Zincirle bağlamak. Meftun olmuş. Zincir ile bağlanmış. Zincirlemek. Zincire vurulmuş. Zincirlenmiş. Bağlanmış.

 

Chained to : Bir zincirle tutturulmuş. Zincire vurulmuş.

Chain and buckets : Kovalı zincir.

Suspension chaine : Işıldağı ya da herhangi bir aygıtı demir boruya bağlayan zincir. Askı zinciri.

Chain and bucket : Kovalı zincir.

İngilizce Chained Türkçe anlamı, Chained eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chained ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adhesive : Yapışık. Yapışkan. Değişik bir özdeğe, fiziksel kuvvetlerle tutunup kalabilme özelliğinde olan. Sadık. Yapıştırıcı. Zamk. Sıvışık. Filmin yapıştırılmasında kullanılan sıvı yapıştırıcı. Bant. Yapışıcı.

Curbed : Frenlenmiş. Zaptetmek. Gem vurmak. Engellenmiş. Gemlemek. Uzak tutmak. Frenlemek.

Bridled : Zaptetmek. Gem vurmak. Başkaldırmak. Dizginlemek. Karşı gelmek. Frenlemek.

Anastomotic : Ağa gibi. Anastomotik. Ağa ile çevrilmiş. Ağ gibi bölünmüş.

Affiliated : Bağlı olunan.

Affined : Zorunlu. Mecbur. Yakın ilişkili veya bağlı. Yakın ilişkili.

Adjective : Bir özne, konu ya da nesneyi niteleyen ve değerleme ölçeklerinde ölçüm sürekliliği üzerindeki çeşitli kesim noktalarını göstermeye yarayan sözcük. Önad. Tabi. Nitem. Yüklenç. Sabitleştiricili. Biçimsel. Sıfat. Sıfat gibi kullanılan.

Adherents : Destekleyen. Yapışan. Yapışkan. Yandaş. Yapışık. Taraftar. Bağlı olan.

Appertaining : Ait olan. İlişkin. -e ilişkin. -e ait. İlgili. İlgili olan. İlgili olarak. Alakadar.

Allegiant : Sadık. Güvenilir. Sadık kimse. Vefalı.

Chained synonyms : fettered, abductee, anchored, appendant, chain driven, amenable, adhered, arrested, bound, enchained, adherent, shackled, associated with, appurtenant, ancillary.

Chained zıt anlamlı kelimeler, Chained kelime anlamı

Unbound : Serbest. Ciltsiz (kitap). Ciltsiz. İlişkisiz. Bağımsız. Bağını çözmek. Bağsız. Bağlantısız. Başsız. Ciltlenmemiş.