Chenery report türkçesi Chenery report nedir

  • Türkiye ekonomisinin 1950-1953 dönemini ele alan, yatırımların enflasyonist etkileri üzerinde duran ve türkiye için tarım kesiminin geliştirilmesini öneren abd’li iktisatçı hollis b. chenery tarafından hazırlanmış rapor.
  • Chenery raporu.
  • İktisat alanında kullanılır.

Chenery report ingilizcede ne demek, Chenery report nerede nasıl kullanılır?

Report : Nakletmek. Haber vermek. Rapor vermek. Sunmak (yasa vb.). Söylemek. Rapor etmek. Rapor sunmak. Bildirmek. Borsa oyuncusunun vade sonunda fiyatının yükseleceğini beklediği bir taşınır değeri satın almak için parayı temin edemediği durumda, kendisi adına bu ödemeyi yapacak üçüncü bir kişiyi komisyon karşılığında devreye sokarak vade tarihini dolaylı olarak ertelemesi. Muhabirlik yapmak.

Accident report : Olay tutanağı. Kaza raporu. Kaza tutanağı. Kaza tespit tutanağı.

Active report : Etkin rapor.

Activity report : Anonim şirketlerde idare meclisinin her iş yılı sonunda şirketin ticari, mali ve iktisadi durumunu ve yapılan işlemlerin özetini göstermek için hazırlamakla yükümlü olduğu yıllık rapor. Faaliyet raporu.

Activity status report : Belirli bir zamanda hesap aktivitesinin kaydedildiği hesap listesi. Etkinlik durum raporu.

Annual report : Faaliyet raporu. Bir önceki yılın faaliyetleri ile ilgili bilgiler ve veriler içeren yıllık neşriyat. Senelik rapor. Yıllık rapor. Etkinlik bildirgesi. Şirketin mali yılsonunda hisse senedi sahiplerine açıkladıkları bilanço ve kar-zarar tabloları. Yıllık yazılım. Bir yıllık akçalı durmu göstermek amacı ile düzenlenen ve paydaşlara verilen inceleme yazılımı.

 

İngilizce Chenery report Türkçe anlamı, Chenery report eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chenery report ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Chenery report synonyms : a shift in demand, a change in individual demand, abnormal budget receipts, a change in supply, a shift in supply, abnormal budget.