Clamber türkçesi Clamber nedir
- Sarılarak tırmanmak.
- Tırmanmak.
- Güçlükle tırmanmak.
Clamber ile ilgili cümleler
English: The angry crowd clambered around the police van shouting insults at the suspected paedophile inside it.
Turkish: Öfkeli kalabalık polis minibüsünün etrafını sarıp içindeki pedofili zanlısına hakaretler yağdırdı.
Clamber ingilizcede ne demek, Clamber nerede nasıl kullanılır?
Clamber up : Tırmanmak.
Clambered : Sarılarak tırmanmak. Güçlükle tırmanmak. Tırmanmak.
Clambering : Tırmanmak. Güçlükle tırmanmak. Sarılarak tırmanmak.
Clambers : Güçlükle tırmanmak. Tırmanmak. Sarılarak tırmanmak.
Clambake : Midye pişirip yeme eğlencesi. Kumsal partisi. Plaj pikniği.
Clam up : Tek bir kelime etmemek. Ağzını açmamak. Susmak. Gıkını çıkarmamak. Sesini kesmek.
Clam : Mengene. Deniztarağı. Neşeli parti. İçine kapanık kimse. Midye. Yapışmak. Bir dolar. Şamatalı toplantı. Deniz tarağı. İstiridye.
Clammed : Şamatalı toplantı. Midye. Deniztarağı. İçine kapanık kimse. Neşeli parti. Mengene. Bir dolar. Deniz tarağı. Yapışmak. İstiridye.
Clam chowder : Deniz tarağı çorbası.
Clammier : Islak. Yapış yapış. Soğuk. Yaş. Nemli ve soğuk. Rutubetli. Yapışkan ve soğuk. Islak ve yapışkan. Nemli. Soğuk ve nemli.
İngilizce Clamber Türkçe anlamı, Clamber eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Clamber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Shin : Şin. Öne fırlamak. Koşmak. Brokpa. Kavalkemiği. Butan'da yaşayan etnik bir grup. İncik kemiği. Bacak. İncik.
Ascended : Tahta çıkmak. Yukarı çıkmak. Ağmak. Artmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak (tahta). Çıkmak. Yükselmek. Ziyadeleşmek.
Climbed : Yükselmek. Aşama kaydetmek. Çıkmak.
Climbs : Güçlükle çıkmak. Aşama kaydetmek. Tırmanma. Çıkmak. Yokuş. Yükselmek. Tırmanış.
Sputter : Tükürerek konuşmak. Heyecanla söylemek. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Cızırdamak. Kuru gürültü. Mürekkep akıtmak. Sönecek gibi titremek (alev). (motor) öksürmek. Konuşurken tükürükler saçmak. Boğulmak (motor).
Mount : Çoğalmak. Oturtmak. Düzenlemek. Binmek (at veya bisiklet vb). Monte etmek. Asmak. Girişmek. Üzerine çıkmak. Bindirmek. Montaj etmek.
Clung : Tutunmak. Sarılmak. Sadık kalmak. Yapışmak. Bağlanmak.
Cling : Sıkı sıkı tutmak. Sıkıca sarılmak. Tıngırdamak. Yapışmak. Sarılmak. Sımsıkı tutmak. Bağlı olmak (hatıra vb'ne). Bırakmamak. Tutunmak.
Ascend : Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak. Tahta çıkmak. Çıkmak (tahta). Ziyadeleşmek. Yükselmek. Artmak. Ağmak. Yukarı çıkmak.
Clamber synonyms : clamber up, cling to, shin up, clambered, swarmed, climb, clambers, swarm up, swarms, struggle, climb up, skin, clings, shinny, ascends, swarm, scramble, clambering, swarming.
Clamber ingilizce tanımı, definition of Clamber
Clamber kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To climb with difficulty, or with hands and feet. Also used figuratively. The act of clambering. To ascend by climbing with difficulty.

Bu kısımda Clamber kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Clamber ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Clamber anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Clamber ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.