Clastic türkçesi Clastic nedir
- [#ayrı Ayrık].
- Klastik.
- Çıkarılabilir (biyoloji terimi).
- Parçalara ayrılan.
- Sökülebilir.
Clastic ingilizcede ne demek, Clastic nerede nasıl kullanılır?
Clastic rocks : Mekanik tortul kaya. Kırıntılı kayaçlar. Klastik kaya.
Clastic sediment : Kırıntı tortul. Kırıntı tortu. Klastik tortu. Klastik çökel.
Clastic sediments : Kırıntılı sedimentler. Kendinden daha eski kayaçların parçalarından oluşmuş tortul kayaç. Klastik sedimentler. Kırıntı taşları. Kırıntı tortul.
Anticlastic : Bir yönde dışbükey ve diğer yönde içbükey.
Cataclastic : Ezik. Ezik doku. Basınç başkalaşımı ile ezik, kırık ve biçimi değişik kristallerden oluşmuş bir kayaç dokusu. Kataklastik.
Biblioclast : Kitapları yok eden kişi. Kitap yok eden kimse. Kitapdüşmanı.
Osteoclastic : Osteoklastik. (anatomi) osteoklastik. Kemik rezerpsiyonunu artırıcı etkinlik. Osteoklastlarla ilgili (kemik ve kıkırdaktan kalsiyum emen hücreler). İri kemik gözeye ilişkin.
Polioclastic : Polioklastik. Sinir sisteminin boz maddesini tahrip eden.
Iconoclastic : Konformist olmayan. Yerleşmiş geleneklere karşı çıkan. Put kıranlar ile ilgili. Dini imaj veya idollere karşı duran. İkonoklast. Yenilikçi. Gelenek veya kurumlara saldıran. Gelenek veya kurumlara karşı çıkan. Toplumun baskın değerlerine direnen. İkon kırıcı.
Pyroclastic products : Yanardağ kırıntısı. Yanardağdan irili ufaklı ve türlü biçimlerde fırlatılmış eski ve yeni maddeler.
İngilizce Clastic Türkçe anlamı, Clastic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Clastic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Detached : İlişkisi koparılmış. Tarafsız. Kendi ayakları üzerinde duran. Müstakil. Objektif. Mesafeli. Bağımsız. Müstakil (ev). Sökülmüş.
Exploded : Parçalanıp kırılan. Yok olan. Ayrı ayrı ama birbiri ile uyum içerisinde tanımlanan veya çizilen (teknik çizimde). Patlayan. Harap olan. Patlamış. İnfilak eden. Parçalanan.
Discontiguous : Bitişik olmayan.
Furcate : Ayrılmak. Bölünmek. Çatallanmak. Dallı. Çatallı.
Disintegrative : Küçük parçalara bölünmeye eğilimli. Bütünleyici olmayan. Birleştirici olmayan.
Separated : Munkasem. Ayrılmış. Ayrılmış (bölümlere ayrılmış vb).
Exceptional : Müstesna. Olağanüstü. Kuraldışı. Şaz. İstisna. Nadir. İstisnai. Ayrıklı. Çok iyi. Fevkalade.
Separate : Ayrışmak. Ferdi. Bireysel. Ayrı yaşamak. Kopmak. Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı. Dağılmak. Ayrı.
Cloven : Yarılmış. Çatlak. Şeytanca. Yarık.
Adventitious : Dıştan gelen. Kallustan sürgün ve kök çıkması veya zigottan başka bir kaynaktan embriyo oluşması gibi doğal yerinden başka yerde gelişme. hücre kültürlerini bulaştıran etkenler. Sonradan olan. Tesadüfen. Şans eseri olan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Harici. Adventif. Arızi. Tesadüfi.
Clastic synonyms : detachable, dissected, disjunct, discrete, split, uncoupled, removable, dispersed, clefts, demountable, takedown, cleft.
Clastic zıt anlamlı kelimeler, Clastic kelime anlamı
Attachable : Haczedilir. Haczedilebilir. Takılabilir. El koyulabilir. Takma. Bağlanabilir. Takılır.
Integrative : Bir araya getirme eğiliminde olan. Bir bütünlük oluşturmak üzere birleştiren. Bütünleyici. Bütüncül. Birleştirici. Birleştirme eğiliminde olan. Birleşmeye meyilli. Birleşme eğiliminde olan. Bütünleştirici.
Clastic ingilizce tanımı, definition of Clastic
Clastic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, clastic anatomy (of models). Pertaining to what may be taken apart.

Bu kısımda Clastic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Clastic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Clastic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Clastic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.