Clefts türkçesi Clefts nedir

Clefts ingilizcede ne demek, Clefts nerede nasıl kullanılır?

Clefts of schmidt lantermann : Akson çevresinde her schwann hücresinin oluşturduğu miyelin üzerinde bulunan ve ışık mikroskobunda görülen, sayısı birkaç tane olan, eğik koni şeklindeki kesintiler. Schmidt-lantermann yarıkları.

Cholesterol clefts : Dokularda biriken kolesterol kristallerinin, blokların hazırlanması sırasında alkol ve ksilolde erimesi sonucu, bunların yerinde oluşan mikroskobik boşluklar. Kolesterol yarıkları.

Maurers clefts : Maurer cisimleri. Plasmodium falciparum ile enfekte alyuvarların yüzeyinde görülen lekeler.

Cleft foot : Bükülmüş veya eğilmiş ayak. Çift tırnaklı ayak. Kusurlu ayak.

Cleft graft : Kalem aşısı.

Cleft stick : Zor durum. Çıkmaz.

Schmidt lanterman cleft : Osmiyum tetroksitle tespit edilen parafin kesitlerinde aksonu çevreleyen miyelin kılıfta, şıvan hücresinin oluşturduğu eğik, yarık biçimindeki oluşumlar. Schmidt lanterman yarıkları.

Be caught in a cleft stick : Açmaza girmek. Açmaza getirmek. Çıkmaza düşmek. Açmaza düşmek. Açmaza sürüklemek.

In a cleft stick : Açmazda. Çıkmazda. Zor durumda.

Cleft sentence : Ayrık tümce.

İngilizce Clefts Türkçe anlamı, Clefts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clefts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Chapped : Çatlamış. Pütür pütür.

Indenture : Senet. Senetle bağlamak. Diş diş olma. Yasal sözleşme. Resmi senet. Sözleşme. Kontrat. Diş açma. Sözleşme kağıdı.

Chappy : Yarılmış. Çatlamış.

Disjunct : Ayrı. Soyutlanmış. Bitişik veya komşu elementten ayrılarak gösterilmiş. İzole edilmiş. Tümce belirteci. Bölen. Ayrılmış.

Separated : Ayrılmış. Ayrılmış (bölümlere ayrılmış vb). Munkasem.

Adventitious : Sonradan olan. Dışta bulunan, dıştan gelen, dıştan tamamlayan bölüm. Şans eseri olan. Tesadüfi. Adventisyus. Tesadüfen. Arızi. Dağınık. Dıştan gelen. Kallustan sürgün ve kök çıkması veya zigottan başka bir kaynaktan embriyo oluşması gibi doğal yerinden başka yerde gelişme. hücre kültürlerini bulaştıran etkenler.

Place : Vermek (para). Sıra. Yerleşim yeri. Yerleştirmek. Kim olduğunu çıkarmak. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Sorumluluk. İş. Statü.

Separate : Ayrı. Tek başına olan. Müstakil. Çıkmak. Ayrıbasım. Dağılmak. Yollarını ayırmak. Ayrı yaşamak.

Chink : Şıkırdatmak. Şıngırdatmak. Şangırdamak. Şangırdatmak. Temiz para. Para. Metalik ses. Çinli.

Split : Bölme. Yarılmak. Bölmek. Yırtılmak. Titizlenmek. Bozuşma. Ayrılmış. Paylaşmak. Bölüşmek.

Clefts synonyms : left stage, chasm, cranny, furcate, breakages, dispersed, chasms, barmy, discrete, clifts, chinking, batty, breach, detached, chinked, discontiguous, crannies, breakage, cloven, clift, bent, chip, indentation, stage left, clastic, position, breaches, chinks, exceptional, cleavage, battiest, battier, uncoupled.

 

Clefts zıt anlamlı kelimeler, Clefts kelime anlamı

Right : Hak. Haklı çıkarmak. Doğrudan doğruya. Sağ. Gayet. Tam olarak. Doğru. Düzgün. Derleyip toplamak. Haklı.

Ambidextrous : İkielli. İki elini de kullanabllen. İki elini de kullanabilen. Elinden her iş gelen. İki elini de aynı biçimde kullanabilen. İki elini aynı beceriyle kullanabilen. Ambidekströz. İki elini aynı şekilde kullanabilen. İki elini aynı biçimde kullanabilen. Çok yönlü.

Right handed : Sağ eliyle iş gören. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Sağ. Sağ elini kullanan. Sağak. Sağlak. Sağa doğru dönen. Sağ elle kullanılan. Çembersel ucaylı bir enine dalganın ilerleme yönleci ile açısal devinirlik yönlecinin aynı yönde olması.