Clouds türkçesi Clouds nedir

Clouds ile ilgili cümleler

English: Black clouds spread over the sky.
Turkish: Siyah bulutlar gökyüzünü kapladı.

English: Black clouds are gathering. It's going to rain.
Turkish: Kara bulutlar toplanıyor. Yağmur yağacak.

English: Black clouds were passing above the city.
Turkish: Siyah bulutlar kent üzerinden geçiyordu.

English: Black clouds began to come up.
Turkish: Siyah bulutlar ortaya çıkmaya başladı.

English: Black clouds announced the coming thunderstorm.
Turkish: Siyah bulutlar gelen gök gürültülü fırtınayı bildirdi.

Clouds ingilizcede ne demek, Clouds nerede nasıl kullanılır?

Clouds of dust : Toz bulutu.

The clouds are breaking : Bulutlar dağılıyor.

Acoustical clouds : Yankıdüzen bulutları. Çağdaş yeni tiyatro yapılarının tavanına konulan ve bilgisayar tarafından düzenlenen, opera, sözlü tiyatro, oda ya da senfoni orkestrası yankıdüzenini iyi bir biçimde sağlayabilmek için, aşağı yukarı hareket edebilen ve sağa sola dönebilen ses levhaları.

Be up in the clouds : Bulutların üzerinde olmak. Gerçeklerle ilgisi olmamak. Bulutlarda yaşamak.

Dark clouds : Önceden haber veren. Yağmur bulutları. Kara bulutlar. Sıkıntılılık.

 

War clouds : Savaş bulutları.

Cloudscape : Gökyüzü resmi. Gökyüzünün resmedilmesi. Bulutların görüntüsünü resmeden sanat çalışması. Bulut şeklinin görüntüsü. Bulutların görüntüsünü gösteren resim.

Storm clouds : Yağmur bulutu. Tehlike. Fırtına bulutu. Kara bulut.

In the clouds : Dalgın. Hayal aleminde. Kafası meşgul.

Heap clouds : Küme bulutlar. Sütun şeklinde düşük kabarık bulutlar. Tepeli bulutlar.

İngilizce Clouds Türkçe anlamı, Clouds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clouds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aspersed : Alnına leke sürmek. İftira etmek. İftira atmak. Çamur atmak. Alnına leke çalmak. Serpmek.

Muddiest : Anlaşılması zor. Bulanık. Çamurlamak. Çepelli. Çamura bulamak. Pis. Çepellemek. Karışık. Çamurlu.

Blacked out : Geçici olarak hafızasını kaybetmek. Bayılmak. Bilgiyi gizlemek. Karartılmış. Işıklar kesilmek. Elektrik kesintisinden dolayı karanlığa gömülmüş. Elektrik kesilmek. Bayılmış. Elektrikler kesilmek.

Bedaubing : Sürmek. Sıvamak. Bulamak. Karalamak. Bulaştırmak. Kirletmek.

Bespreads : Saçmak. Kaplamak. Yaymak. Bulaştırmak. Bulamak.

Beclouds : Zorlaştırmak. Kaplamak. Bulutlandırmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek.

Embowers : Gölgelemek (ağaçlar). Gölgelemek (ağaçlar veya ağaç dalları). Korumak.

Frivolous : Fingirdek. Adaleti yanıltıcı. Önemsiz. Manasız. Bambılı. Boş. Hoppa. Önemsizlik. Sulu. Hafif.

Bobbles : İçine etmek. Gaf. Kafayı sallayarak hareket ettirmek. Perişan etmek. Bozmak. Eline yüzüne bulaştırmak.

Embower : Muhafaza etmek. Korumak. Gizlemek. Gölgelemek (ağaçlar veya ağaç dalları). Gölgelemek (ağaçlar).

 

Clouds synonyms : bang up, cleared, imbower, bedaubed, bedaub, blot out, cast a cloud on something, bitches, embowering, clears, bastardizing, bastardise, bedims, blanketed, overcasts, closes, bodge, bitched, bastardize, black out, canopying, bury, blurs, bedim, blind, muddy, overclouds, blanket, blacked, scatterbrained, bedimming, canopies, blacken.

Clouds zıt anlamlı kelimeler, Clouds kelime anlamı

Serious : Ciddi. Kellifelli. Gerçek. Ağır. Bitik. Temkinli. Tehlikeli. Önemli. Şakaya gelmeyen. Şaka yapmayan.