Embowers türkçesi Embowers nedir

Embowers ingilizcede ne demek, Embowers nerede nasıl kullanılır?

Embower : Gölgelemek (ağaçlar). Gölgelemek. Gizlemek. Gölgelemek (ağaçlar veya ağaç dalları). Korumak. Muhafaza etmek.

Embowered : Muhafaza edilmiş. Gölgelenmiş. Ağaçlık veya kameriye gibi gölgeli bir yere konulmuş. Gizlenmiş. Gölgelemek. Korumak.

Embowering : Gizleme. Korumak. Gölgelemek. Gölgeleme. Muhafaza etme. Ağaçlık veya kameriye gibi gölgeli bir yere koyma.

Embowed : Yay şekli vermek için bükülmüş.

Embowel : İçini deşmek. Bağırsaklarını çıkarmak. İçini temizlemek. İçini çıkarmak. Bağırsaklarını boşaltmak. Karnını deşmek. Bağırsaklarını çıkartmak. Bağırsaklarını deşmek.

Disembowelled : Bağırsaklarını çıkarmak. İçini temizlemek.

Emboweling : Bağırsaklarını deşmek. İçini çıkarmak. İçini deşmek. İçini temizlemek. Bağırsaklarını çıkarmak. İçini temizleme. Bağırsaklarını çıkartma. Karnını deşme. Bağırsaklarını boşaltmak.

Embowelled : Karnı deşilmiş. İçini deşmek. Bağırsaklarını deşmek. Bağırsaklarını çıkarmak. İçini çıkarmak. İçini temizlemek. Bağırsakları çıkartılmış içi temizlenmiş. Bağırsaklarını boşaltmak.

 

Disembowel : İçini temizlemek. Bağırsaklarını çıkarmak. Karın deşmek.

Disemboweled : İçini temizlemek. Karın deşmek. Bağırsaklarını çıkarmak.

İngilizce Embowers Türkçe anlamı, Embowers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embowers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embowering : Gölgeleme. Muhafaza etme. Ağaçlık veya kameriye gibi gölgeli bir yere koyma. Gizleme.

Cloud : Gölge. Bozmak. Bulutla kaplamak. Küme. Karaltı. Bulandırmak. Bulut. Örtmek. Havayuvarında asılı durumdaki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan; biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrımlı yığınlar.

Endue : Üzerine almak. Giyinip kuşanmak. Örtmek. Elbise giymek. Sağlamak (bazı şeylerle). Vermek. Üstlenmek. Giydirmek. Giymek. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak.

Cocoons : İpekböceği kozası. Koza oluşturmak. Koza örmek. Koza. Sarmak.

Convoyed : Eşlik etmek. Birlikte gitmek. Konvoy. Yol arkadaşlığı. Refakat etmek. Katar. Yoldaşlık etmek.

Gift : Armağan. Yetenek. Kabiliyet. Tanrı vergisi. Bağış. Hibe etmek. Bahşiş. Allah vergisi. Hediye. Doğuştan yetenek.

Appoint : Memur etmek. Kurmak. Belirlemek. Görevlendirmek. Düzenlemek. Saptamak (tarih veya gün vb). Döşemek. Kararlaştırmak. Atamak. Koymak.

Conserve : Konserve. Muhafaza etmek. Koruma altında tutmak. Reçel. Konservesini yapmak. Konserve yapmak.

Conserved : Korunumlu. Korunmuş. Konservesini yapmak. Muhafaza etmek. Korunan. Mahfuz.

Embowers synonyms : imbower, enable, charge, clouding, endow, canopies, entitle, cover, advocate, convoy, sanction, charm, conserving, buffer, authorise, cocooned, overshadow, overshade, be a father to, convoying, advocated, embower, cocoon, embowered, invest, clouds, authorize, canopy, conserves, canopying, bring through, indue, canopied.

 

Embowers zıt anlamlı kelimeler, Embowers kelime anlamı

Disable : Yeteneksiz kılmak. Yetkisini almak. Kullanılmaz hale sokmak. Mahrum etmek. Erksiz kılmak. Yasal olarak ehliyetsiz kılmak. Pasifleştirme. Ehliyetini almak. Edilgenleştirmek.