Cobbling türkçesi Cobbling nedir

  • Kabaca birleştirmek.
  • Tamir etmek (ayakkabı).
  • Taş döşemek.
  • Dikicilik.
  • Taşla kaplamak.
  • Pençe vurmak.
  • Uyduruvermek.

Cobbling ingilizcede ne demek, Cobbling nerede nasıl kullanılır?

Cobble : Kabaca birleştirmek. Taş döşemek. Tamir etmek ayakkabı. Pençe vurmak. Yuvarlak kaya parçası. Ayakkabı tamir etmek. Kaba çakıl. Taşla kaplamak. Arnavut kaldırım taşı. Kaldırım taşı.

Cobbled : Parke taşları ile döşenmiş. Parke taşlı.

Cobbler : Acemi çaylak. Ayakkabı tamircisi. Sakar işçi. Dikici. Meyve pastası. Ayakkabı tamircis. Şaraplı bir tür koktely.

Cobblers : Ayakkabı tamircis. Aptalca konuşma. Şaraplı bir tür koktely. Meyve pastası. Zırva. Acemi çaylak. Saçmalık.

Cobbles : Kömür topakları.

Cobbers : Badi. (avustralya'da kullanılan terim) dost. Kanka. Eş. Arkadaş.

Cobblestone : Kaldırım taşı. Yassı yuvarlak taş. Arnavut kaldırım taşı. Parke taşı. Arnavut kaldırımı taşı. Arnavut kaldırımı.

Cobblestone pavement : Parke. Arnavut kaldırımı. Arnavut kaldırımı kaplama.

Cobbing : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde şehir.

Cobber : Arkadaş. Badi. Kanka. (avustralya'da kullanılan terim) dost. Eş.

İngilizce Cobbling Türkçe anlamı, Cobbling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cobbling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cobble : Arnavut kaldırım taşı. Kaba çakıl. Ayakkabı tamir etmek. Boyu 64-250 mm. olan yassı çay taşı. Tamir etmek ayakkabı. Kaldırım taşı döşemek.

Paw : Çirkin el yazısı. Pençe atmak. Pençe. Yeri eşelemek (at veya boğa). Eşelemek. Patisiyle tırmalamak. Yeri eşelemek (boğa). Ellemek. Pati.

Make up : Barışmak. Sallamak. Makyajı uygulama işi. Yüz boyama. Hazırlamak. Uydurmak. Makyaj. Boyanmak. Toplamak. Oyuncuların rollerine uygun bir anlamda yüzlerini boyamaları, (bk. yüz boyama.).

Tailoring : Terzilik. Uygun hale getirme.

Craft : Esnaf. El ile ustalıkla yapmak veya işlemek. Ustalıkla işlemek. Hile. Gemi. El ile yapmak veya işlemek. Yetenek. Teknik eleman. Zanaat.

Extemporizing : Doğaçlama çalma. Hazırlıksız söz söyleme. Hazırlıksız yapmak. Doğaçtan söylemek. İrticalen söyleme. Doğaçlama konuşma.

Concocts : Hazırlamak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Yapmak. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Karıştırmak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Tertip etmek. Uydurmak. Kafadan atmak.

Soling : Yegane. Pençelemek (ayakkabıyı). Taban koymak. Tek. Taban. Ayakkabıya taban koymak. Ayakkabıyı pençelemek. Ayak tabanı. Ayakkabıya pençe vurmak.

Improvise : Uydurmak. İrticalen söylemek. Doğaçlama yapmak. Anında uydurmak. Baştan savma yapıvermek. Doğaçtan çalmak. Tuluat yapmak. Doğaçtan söylemek. Yapıvermek.

Cobbling synonyms : shoe repairing, lay flagstones, concocting, extemporise, the floor, claw, concoct, pave, stones, soled, rigged, trade, rig up, sole, extemporized, floor, extemporizes, clawing, pawed, shoemaking, paves, rig, extemporize, stone, concocted.