Collective reserve unit türkçesi Collective reserve unit nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kolektif rezerv birimi.
  • G-10 ülkeleri tarafından altına ek olarak yeni bir uluslararası rezerv birimi yaratılmasını amaçlayan ve katılımcı ülkelerin rezerv birimi içindeki paylarının toplam altın rezervlerindeki göreli paylarıyla orantılı olmasını öneren ve edward bernstein tarafından geliştirilen tasarıya konu olan birim.

Collective reserve unit ingilizcede ne demek, Collective reserve unit nerede nasıl kullanılır?

Collective : Ortaklaşma. Genel. Ortaklaşa. Kolektif. Toplu. Müşterek. Topluluk adı. Kolektif şirket. Ortak girişim. Ortak.

Reserve : Yedek. Başlıca amacı, kimi hayvan ve bitki türlerinin korunması olan bir tür ulusal park. Çekince. Saklanmış veya biriktirilmiş döviz, altın, para gibi değerler. yatağında veya havzasında bulunduğu bilinen, ancak henüz çıkarılmamış ve işlenmemiş maden cevherleri. Abd, kanada gibi kimi ülkelerde, yerli halka, kendi töre ve geleneklerine göre yaşamaları içki bırakılmış, sınırları belli bölge. Sonraya bırakmak. Hakkı saklı tutmak. Ertelemek. Yedek, ihtiyat. Bilgisayar, coğrafya, iktisat, madencilik, ekonomi, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Unit : Tertibat. Öğe. Bütünlük. Ünite. Vahit. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tek basamaklı sayı. Bir. İnternasyonal ünite. Birim.

 

İngilizce Collective reserve unit Türkçe anlamı, Collective reserve unit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collective reserve unit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Collective reserve unit synonyms : a shift in supply, a type mutual funds, abnormal budget receipts, a change in individual demand, a change in demand, a shift in individual demand, cru.