Combines türkçesi Combines nedir

Combines ile ilgili cümleler

English: This poem combines prose with poetry.
Turkish: Bu şiir nesir ile şiiri birleştirir.

Combines ingilizcede ne demek, Combines nerede nasıl kullanılır?

Recombines : Yeniden birleştirmek. Yeniden şekillendirmek.

Combine by multiplication : Çarparak birleştirmek.

Combine harvester : Biçerdöver.

Combine into one : Tek parça olarak birleştirmek.

Combine nets : Voli ağları. Alamana ağları. Alttan büzülmeyen, voli ağları olarak da adlandırılan çevirme ağlarını, avlanacak balığın türüne göre 3-5 kat fanyalı ve fanyasız ağları içeren, küçük tipte çevirme ağları. Balık avcılığında kullanılan ağların belli bir yere bırakılıp kısa bir bekleme ve ağın etrafında korkutma uygulanarak av yapan, 2-5 kat ağdan oluşan ve katlar arasında uçkurluk adı verilen yakalarla birleştirilen ağlar.

Combined dupe : Çoğaltım negatifi elde etmekte kullanılan bileşik negatif. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bileşik çoğaltım negatifi.

Meat combine : Kombina. Çiftlik hayvanlarının kesimlerinin yapıldığı ve karkaslarının dondurulduğu işletme.

Combine trawl : Dip ve orta su alanlarında yaşayan su ürünlerini avlamaya elverişli bir tür sürükleme aleti. Kombine trol.

 

Combined : Kombine. Muhtelif. Karışık. Birleştirilmiş. Birleşmiş. Birleşik. Karma. Müşterek. Bileşik.

Combine : Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Kaynaştırmak. Birlik. Bileştirmek. Karışmak. Bir sanayi dalında birbirini tamamlayan etkinliklerin tek bir çatı altında toplanmasıyla oluşan kuruluş. krş. birleşme, tröst. Toplamak. Karmak. Kombine etmek. Toplanmak.

İngilizce Combines Türkçe anlamı, Combines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Combines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Permutes : Değiş tokuş etmek. Sırasını değiştirmek. Değiştirmek. Devşirmek.

Coalesce : Bir olmak. Bir araya gelmek. Eritmek. Bütünleşmek. Bütün haline gelmek. İki ya da daha çok öğeler kümesini, herhangi bir biçimde tek bir kümede toplamak, bk. birleştirmek. Yekvücut olmak.

Butt : Hedef. Tos vurmak. Uç uca gelmek. Uç uca birleştirmek. Dipçik. Dip kısım. Boynuzlamak. Kafa atma. Tos. Sap.

Be mixed up : Kafası karışmak. Şaşırmak. Zihni karışmak.

Fuse : Attırmak. Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç. Ergimek. Yanmak. Tapa koymak. Tapalamak. Elektrik akımını açan ve çok yük bindiğinde, içindeki telin erimesiyle çevrimi kapatan düzen. Kimi bombaların ucuna takılan ve çarpma etkisiyle patlayarak ya da başka bir etki ile asıl patlayıcıdaki tepkimeyi başlatan düzenek. Fünye. Erimek.

Commingling : Kaynaştırma. Karıştırma. Karıştırmak. Karışma. Kaynaşma. Kaynaşmak.

 

Steeps : (keten) havuzlamak. Islatmak. Sarp. Dik. Demlenmek. Batırmak. Suya batırmak. Suda bırakmak. Demlendirmek. Demlemek.

Accumulates : Çoğalmak. Birikmek. Yığılmak. Biriktirmek. Yığmak.

Amalgamate : Katmak. Karıştırıp birleştirmek. Cıva ile karıştırmak. Karışım. Firma. Kaynaşmak. Karışma. Katılmak.

Totalize : Toplamını yapmak. Özetlemek. Toplamını bulmak.

Combines synonyms : sulphurette, sulfurette, totalise, agglomerated, blend, accretes, steep, synthesise, accumulating, build, affiliating, agglutinated, accrete, digitizes, digitise, integrates, bunch, combine, ally oneself, assembles, aggregated, unify, recombine, add up, agglutinating, be gathered, commingles, compound, amalgamated, carburet, blent, accouple, become complicated.

Combines zıt anlamlı kelimeler, Combines kelime anlamı

Take away : Götürmek. Ortadan kaldırmak. Kaldırmak. Alıp götürmek. Paket yaptırıp götürmek. Elinden almak (bir hakkı). Çıkarmak. Uzaklaştırmak. Dışarıya çıkarmak. Almak.

Analyze : Araştırmak. Çözümlemek. Analiz etmek. Tahlil etime, inceleme. Tahlil yapmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Tahlil etmek. Çözümleme. İncelemek.

Disintegrate : Ufalamak. Parçalanmak. Parçalara ayrılıp dağılmak. Parçalara ayırmak. Çözüşmek. Paramparça olmak. Dökülmek. Dağıtmak. Ayırmak. Ufalanmak.