Steeps türkçesi Steeps nedir

  • Suda bekletmek.
  • Batırmak.
  • Karmak.
  • Suda bırakmak.
  • Suya koymak.
  • (keten) havuzlamak.
  • Doyurmak.
  • Sarp.
  • İçirmek.
  • Islatmak.
  • Demlenmek.
  • Dik.
  • Suya batırmak.
  • Demlemek.
  • Demlendirmek.

Steeps ingilizcede ne demek, Steeps nerede nasıl kullanılır?

Steep hill : Dik tepe.

Steep in : -e batmak. Dolu. Doymuş. Bastırıp bekletmek (sıvıya). Batmış.

Steep oneself in : Bir konuda derinleşmek. Kendini vermek. Her şeyini öğrenmek. Alimi olmak.

Steep seam : Kılıç damar.

Steep slope : Dik meyil. Sarp yamaç. Dik şev. Dik yamaç. Dik bayır.

Steeped in : Doymuş. Dolu. Batmış.

Steep the tea : Çay demlemek.

Steeper : Dik. Aşırı. Daha dik. İnanılmaz. Dik (yüzey vb). Sarp. Yalçın. Abartılı. Fahiş.

Steepened : Fırlamak. Yükselmek. Dikleştirmek. Dikleşmek. Aşırı yükseltmek.

Steepens : Yükselmek. Aşırı yükseltmek. Dikleşmek. Fırlamak. Dikleştirmek.

İngilizce Steeps Türkçe anlamı, Steeps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Steeps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Content : Bilgisayar, eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır. Öz. Anlam yükü. Memnun etmek. Hazır. Doygun. Bir şeyin içinde bulunan. konuşma ya da yazıda sunulan düşünce, bilgi ve görüşlerin bütünü. bir öğretim programında üzerinde durulması ya da işlenilmesi istenilen etkinlikler, üniteler ve konular. konu. Razı. Memnun kılmak. Mutlu.

 

Bring to ruin : Perişan etmek. Mahvetmek. Berbat etmek.

Bedraggling : Islatmak (etek). Çamurlamak.

Break : Kırılma. (ses) gitmek veya kısılmak. Bozdurmak. Tutmamak. Mola. Değişiklik. Tan. Ağarmak. Fırlamak.

Dampens : Söndürmek. Islanmak. Azaltmak (titreşimi). Tadını kaçırmak. Köreltmek. Nemlenmek. Tavlamak. Nemlendirmek. Kırmak.

Decried : Rezil etmek. Kötülemek. Azarlamak. Yermek. Zemmetmek. Kınamak.

Appease : Gidermek. Açlığını gidermek. Sakinleştirmek. Hafifletmek. Bastırmak (açlığı vb). Azaltmak. Yatıştırmak. Dindirmek. Gönlünü almak.

Dampening : Islatma. Nemlenmek. Nemlendirmek. Islanmak. Söndürmek. Tadını kaçırmak. Kırmak. Nemlendirme. Köreltmek.

Prosody : Ölçübilim. Ölçü. Aruz. Bürün. Ölçü tekniği. Şiir sanatı. Bürünbilim. Tartıbilim. Vezin. Vezin tekniği.

Steeps synonyms : tonic accent, pitch accent, make to drink, precipitous, craggier, permutes, appeases, bankrupts, craggiest, crags, blooped, jagged, combine, craggy, barranca, blooze, bouse, endwise, permute, bankrupt, drenches, drenching, dewing, rapidest, impregnating, stairway, ladder, impregnate, fixed, infusing, cragged, boldest, steeped.

Steeps zıt anlamlı kelimeler, Steeps kelime anlamı

Estivate : Yaz uykusu yapmak. Yaz uykusu yapan. Yaz mevsimini geçirmek. Yaz uykusuna yatmak. Yaz aylarında hareketsiz veya pasif olmak (zooloji). Yazı belirli bir yerde geçirmek (ayrıca aestivate).

Wake : Uyanmak. Gemi izi. Uyandırmak. Ölüyü bekleme. Uyanık kalmak. Canlandırmak. Sabahlamak. Ölünün başında beklemek. Dümen rüzgarı. Sabahlama.

Be active : Etkin olmak. Faal olmak. Aktif olmak. Meşgul olmak. Faaliyette olmak. Canlı olmak. Faaliyet göstermek. Hareketli olmak. Enerjik olmak.

Steeps antonyms : hibernate, aestivate, play up, foreground.