Come to stay türkçesi Come to stay nedir

  • Bir yere devamlı yaşamak amacıyla gelmek.
  • Yerleşmek.

Come to stay ile ilgili cümleler

English: You're more than welcome to stay.
Turkish: Kalmak için başımın üstünde yerin var.

English: You are both welcome to stay with us.
Turkish: Her ikiniz de bizimle kalabilirsiniz.

English: You're welcome to stay with us as long as you want.
Turkish: Bizimle istediğiniz kadar uzun süre kalabilirsiniz.

Come to stay ingilizcede ne demek, Come to stay nerede nasıl kullanılır?

To : Kadar. Kala. İla. -e kadar. İle. Arasında. E. -e göre. Ye. Oranla.

Stay : Sabitlemek. Erteleme. Bırakmamak. Sürdürüp tamamlamak. Kalma süresi. Geciktirmek. Dayanmak. Kalmak. Geçiştirmek. Bastırmak (açlığı).

Come to : Tutmak. Ayılmak. Gelmek. İlgili olmak. Varmak. Kendine gelmek. Kalmak. Ulaşmak. İyileşmek. Payına düşmek.

Come to a bad end : Sonu kötü olmak. Sonu fena olmak. Sonu kötü bitmek. Kötü sonuçlanmak. Sonu kötü gelmek.

Come to a dead end : Çıkmaza girmek. Açmaza girmek. Çıkmaza saplanmak.

Come to a decision : Karara varmak. Adını koymak.

Come to a head : En yüksek noktaya gelmek. Doruk noktasına ulaşmak. Sona ermek. Baş vermek. Son noktaya varmak. Çıkmak. Olgunlaşmak. Son haddine varmak. Dönüm çekidine gelmek. Dönüm noktasına varmak.

Come to a sticky end : Bok yoluna gitmek.

 

Come to a dead stop : Tamamen durmak. Aniden durmak.

Come to a standstill : Sekteye uğramak. Durma noktasına gelmek. Duraklama göstermek. Duraklamak. Durgunluk yaşamak.

İngilizce Come to stay Türkçe anlamı, Come to stay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come to stay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indwells : Oturtmak. Yerleştirmek. Oturmak. İkamet etmek. İşlemek. Nüfuz etmek.

Bed : Nehir yatağı. Oturtmak. Yatırmak. Tabaka. Kalmak. Temel. Yatacak yer. Katman. Mezar.

Firm up : Katılaştırmak. Pekiştirmek. Aydınlatmak. Daha sıkı olmak. Sağlamlaştırmak. Sağlama bağlamak. Sertleştirmek. Daha sağlam ve sıkı olmasına sebep olmak. Sabit kılmak.

Become established : Kökleşmek. Yerleştirmek.

Domiciles : Konut. Poliçenin ödendiği yer. Yerleştirmek. Ödemek. Oturmak. Mesken vermek. Ev. Ödemek (poliçe). Oturma yeri.

Domicile : Konut. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Kişinin yerleşme amacıyla oturduğu konut. İkamet ettirmek. Poliçenin ödendiği yer. Ödemek (poliçe). Yerleştirmek. Oturmak. Mesken vermek.

Ensconce oneself : Gizlenmek. Büzülmek. Kurulmak.

Indwell : İşlemek. İkamet etmek. Nüfuz etmek. Oturmak. Oturtmak. Yerleştirmek.

Ensconces : Kendini yerleştirmek. Yerleştirmek. Oturmak.

Indwelt : İşlemek. Yerleştirmek. Oturtmak. Oturmak. İkamet etmek. Nüfuz etmek.

Come to stay synonyms : indwelling, domiciling, ensconce, ingrain, dig in.