Compulsory saving türkçesi Compulsory saving nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Vergiler.
  • Devletin iktisadi karar birimlerine vergi gibi çeşitli kesintilerle istekleri dışında yaptırdığı tasarruf.
  • Zorunlu tasarruf.

Compulsory saving ingilizcede ne demek, Compulsory saving nerede nasıl kullanılır?

Compulsory : Yükümlü. Mecburi. Cebri. Zorlayıcı. Zorunlu. Zorlama.

Saving : Durumu idare eden. Durumu kurtaran. Kurtaran. Kazanç. Tutumlu. Kazandırma. Birikim. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Koruyan. Tasarruf.

Compulsory attendance : Devam mecburiyeti. Devam zorunluluğu. Gerekli katılım. Mecburi hazır bulunma.

Compulsory auction : Zorunlu satış. Cebri satış.

Compulsory construction : Kent içinde bayındırılmış ve boş tutulan bir yerbölümde belli bir süre içinde yapı yapma zorunluluğu. konut için devletçe toprak sağlandığında, bu toprak üzerinde belli bir süre içinde yapı yapmayı sağlamak amacıyla konulan zorlayıcı kentbilim kuralı. Zorla yapım.

Compulsory delay : Zorunlu geciktirme. Zorunlu gecikme.

İngilizce Compulsory saving Türkçe anlamı, Compulsory saving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compulsory saving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forced loan : Zorunlu borç. Mecburi istikraz. Cebri istikraz. Mecburi borçlanma. Zorunlu borçlanma. Özel ya da tüzel kişileri zorlayarak çıkardığı belgitlerin kabulünü sağlama yoluyla devletin borçlanması. bir borcu karşılama zorunluğu nedeniyle yapılan diğer bir borçlanma. Alımı bir yasa ile zorunlu kılınan belgitlerle devletin kişilere borçlanması. bir borcu karşılama zorunluluğu nedeniyle yapılan borçlanma. Yasal borçlanma.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Forced savings : Cebri tasarruf.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Taxes : Vergi koymak. Mahkeme masrafını belirlemek. Yük olmak. Vergilendirmek. Derneklere, her yıl üyelerince ödenmesi gerekli katılma payı. Yormak. Rüsum. Ödenti.

Charges : Maliyete eklenecek giderler. Mükellefiyetler. Giderler. Ücretlendirme. Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler. Harcama. Masraflar. Suçlamalar.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Compulsory saving synonyms : forced saving, a change in demand, a change in individual demand, a change in supply, ability to pay principle, a shift in supply, ratings, ability to pay approach, fees, duties, a shift in individual demand, a type mutual funds, a shift in demand, a pass through certificate, abnormal budget, savings deposit.