Condensing lens türkçesi Condensing lens nedir
- Mercek.
- Aydınlatma merceği.
- Toplayıcı mercek.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Bir ışık kaynağından çıkan ışığı toplayıp belli bir noktaya olanca yeğinliğiyle düşürebilen, özellikle göstericilerde, gösterici ışıtacının ışığını film üzerine düşüren mercek.
Condensing lens ingilizcede ne demek, Condensing lens nerede nasıl kullanılır?
Condensing : Katılaşan. Donucu (krem vb). Bir yem maddesinin rutubetini uzaklaştırmak suretiyle daha yoğun bir duruma dönüştürme işlemi. Yoğunlaşmak. Kondenserli. Yoğunlaşma. Sıvı hale dönüşmek (gaz). Yoğunlaştırıcı. Donan.
Lens : Objektif. Küresel yüzeyli, saydam cam parçası. koşut ışınları bir noktada toplayan türleri ırakgörürlerde nesne merceği olarak kullanılır. Çoğunlukla saydam camdan yüzeyleri çukur ya da tümsek olacak biçimde işlenmiş, ışığı toplayacak ya da dağıtacak nitelikte yassı, çembersel nesne. Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam nesne. tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır. bk. dışbükey mercek. Biyoloji, fizik, uzay, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Göz merceği. Mercek. Önışıtacın ön yüzeyini örten, kabartma biçimli cam. Far camı.
Condensing coil : Soğutucu kangal.
Condensing routine : Yoğunlaştırma yordamı.
Condensing time : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Derişik zaman. Herhangi bir görünçlük çevrilirken, gereği olmayan zaman parçalarının atılıp zamanda kısaltma yapılmasını, filmsel zamanın oluşmasını sağlayan işlem.
Achromatic lens : Şeffaf lens. Renksemez mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renkser sapıncı düzeltilmiş mercek. Renk sapması olmayan görüntü yaratmak için kullanılan genellikle iki ayrı mercekten oluşan mercek. Akromatik mercek. Renksiz mercek. İki ya da daha fazla cam türünden oluşan bileşik mercek.
İngilizce Condensing lens Türkçe anlamı, Condensing lens eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Condensing lens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Condensers : Meksefe. Kondenser. Biriktirici. Kondensör. Yoğunlaç. Kondansatör. Toplayıcı. Kondansör.
Crystalline lens : Lens. Göz merceği. Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. Kristal lens. Billurcisim. Kristal lensler.
Lenses : Lens. Adese. Gözlük camı. Objektif. Göz merceği.
Condenser : Yoğunlaştırıcı. Yoğuşturucu. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kondensör. Meksefe. Yoğunlaç. Uçuğu yoğuşturmaya ve sıvı olarak toplamaya yarayan aygıt. Buharları sıvıya dönüştürmek için soğutan aygıt. Kondansatör. Kondansör.
Bulls eye : Nişan tahtasının ortası. Hedefin merkezi. Kısa odaklı mercek. Lumbuz. Kamarada yuvarlak pencere. Lomboz. Kamara penceresi. Büyük ve yuvarlak şekerleme. Hedef merkezi.
Eyepieces : Gözmerceği. Oküler. Gözlemci tarafındaki mercek. Mercek (mikroskop). Mercek mikroskop. Göz merceği.
Lens : Adese. Önışıtaç camı. Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. Biyoloji, fizik, uzay, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Far camı. Objektif. Göz merceği. Gözlük camı. Büyüteç. Elektrik alanı, magnetik alan ya da elektromagnetik alan yardımıyla, yüklü parçacıkların yoğunlaşmasını sağlayan düzenek.
Electronic lens : Bir yüzleri yuvarsal, öbür yüzleri yuvarsal ya da düzlem olan, camdan yapılma ve bir ışık demetini kırılmaya uğratarak belli bir noktaya düşüren saydam cisim. (en az iki mercekten oluşan mercek dizgesine objektif denilmekle birlikte, ingilizcede her ikisi için de aynı terimin kullanıldığı göz önüne alınarak bu sözlükte hep mercek terimi kullanılmıştır). tv. bir elektron demetini tıpkı optik mercek gibi saptırabilen mıknatıslı alan dizgesi; elektronik mercek. Elektronik mercek.
Lensing : Cam. Adese. Objektif. Büyüteç. Far camı. Gözlük camı. Göz merceği.
Condensing lens synonyms : lense, optical condenser, electron lens, eyepiece, glass, lens objective, camera lens.

Bu kısımda Condensing lens kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Condensing lens ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Condensing lens anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Condensing lens ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.