Confessed türkçesi Confessed nedir

Confessed ile ilgili cümleler

English: Ali confessed to killing his wife.
Turkish: Ali karısını öldürdüğünü itiraf etti.

English: Ali confessed that he had broken the window.
Turkish: Ali camı kırdığını itiraf etti.

English: Ali confessed to stealing the jewelry.
Turkish: Ali mücevher çaldığını itiraf etti.

English: Ali confessed that he'd eaten all of the cookies.
Turkish: Ali kurabiyelerin hepsini yediğini itiraf etti.

English: Ali confessed to the murder.
Turkish: Ali cinayeti itiraf etti.

Confessed ingilizcede ne demek, Confessed nerede nasıl kullanılır?

A fault confessed is half redressed : Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir. Zararın neresinden dönersen kardır.

Self confessed : İtiraf eden. Kendisinin olduğunu itiraf eden. Açıkça itiraf eden.

Confessedly : İtirafı ile. İtiraf edildiği gibi. Açık bir şekilde.

Unconfessed : Kabul edilmemiş. Günah çıkarmamış insanlar. İtiraf edilmemiş. İtiraf edilmeyen.

Confesses : Günah çıkarmak. Kabullenmek. Kabul etmek. Günah çıkartmak. Söylemek. İkrar etmek. İtiraf etmek.

Confessional : İtiraf ile ilgili. Günah çıkartma hücresi. Günah çıkarılan gizli oda. Günah çıkarma ile ilgili. Günah çıkarma hücresi.

Confessionals : Günah çıkarma ile ilgili. Günah çıkarılan gizli oda. Günah çıkarma hücresi. İtiraf ile ilgili. Günah çıkartma hücresi.

 

Confessions : İkrar. Söyleme. İtiraf. İtiraflar. Günah çıkarma.

I confess : Kabul ediyorum (cezai suç, duygu, vs.). İtiraf ediyorum.

Confessor : Tehlike karşısında dinini inkar eden kimse. Günah çıkartan papaz. İtirafçı. Günah çıkaran papaz.

İngilizce Confessed Türkçe anlamı, Confessed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Confessed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bawdy : Sekse ilgi. Fuhşiyata dair. Müstehcen. Seksle ilgi. Seksle ilgili. Açık saçık. Terbiyesiz.

Barest : Tamtakır. En çıplak. Yapraksız. Çıplak. Tüysüz. Azıcık. Sade. Bomboş. Yalın.

Public : Herkese ait. Umum. Seyirciler. Genel. Herkesin bildiği. Ahali. Kamusal. Halk. Kamuya ait.

Downright : Sözünü esirgemeyen. Dobra dobra konuşan. Resmen. Düpedüz. Kesin. Tam. Büsbütün. Tamamen. Açıksözlü.

Acknowledged : Muteber. Tanınmak. Tasdik edilmiş. Usulü dairesinde. Tanınmış. Kabul edilen. Tanınan. Musaddak.

Blanker : Yazısız kağıt. Anlamsız. Görüntüsüz (televizyon terimi). Silmek. Boşluk. İfadesiz. Çıkarmak. Açık yer. Boş. Tam.

Avowed : Bariz. Beyan edilmiş. Belli. Açıkça ilan edilmiş olan.

Aperture : Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Işık düzengeci açıklığı. Gedik. Açıt. Menfez. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Pervane yuvası. Aralık. Fotoğraf makinesi açıklığı.

 

Bleakish : İçi karartıcı. Çıplak. Örtüsüz. Meydanda. Üzüntü verici. Korunmasız. Bunaltıcı.

Bawdies : Açık saçık. Terbiyesiz. Fuhşiyata dair. Sekse ilgi. Seksle ilgili. Müstehcen.

Confessed synonyms : bares, aboveboard, overt, aboveground, above board, bare, blankest, declared, barer, apparentness, apparent.

Confessed zıt anlamlı kelimeler, Confessed kelime anlamı

Unacknowledged : Cevaplanmamış. Cevap verilmemiş. Onaylanmamış. Kabul edilmemiş. Kaynağı belirtilmemiş.