Conflict with türkçesi Conflict with nedir

  • İle çatışmak.
  • İle çelişmek.
  • İle uyuşmamak.
  • Çelişmek.

Conflict with ile ilgili cümleler

English: He seems to be always in conflict with someone.
Turkish: O her zaman biriyle uyuşmazlık içinde gibi görünüyor.

English: His opinion is in conflict with mine.
Turkish: Onun fikri benimkiyle çelişiyor.

English: She is in conflict with her father.
Turkish: O babası ile çatışma içinde.

English: The separatist movement is creating conflict within the country.
Turkish: Ayrılıkçı hareket ülke içinde çatışma yaratıyor.

Conflict with ingilizcede ne demek, Conflict with nerede nasıl kullanılır?

Conflict : Çarpışma. Anlaşmazlık. Çatışma. Çatışmak. Savaşmak. Çekişme. Savaş. Olay dizisinin gelişmesinde basamakları ortaya çıkaran kişiler arasındaki iç ve dış çatışmalar. bir oyun kişisinin kendi içindeki bunalımı. Çekişmek. Bağdaşmamak.

With : Birlikte. Nedeniyle. Li. -e karşın. İle ilgili. Sayesinde. İle. Canlı. İle beraber. Yanına.

Conflict about convocation competence : Çağrı yetkisi üzerinde uyuşmazlık. Toplu sözleşme yapabilme ya da yapılmış olan bir toplu sözleşme üzerinde kimi değişiklikler yapma amacı ile, karşıtını çağırmaya yetkili olan işçiler ve işverenler arasında çıkan uyuşmazlık.

 

Conflict history : Çakışma geçmişi.

Conflict information : Çatışma bilgisi. Çakışma bilgisi.

Conflict management : Çatışmanın yönetimi. Çatışma yönetimi.

İngilizce Conflict with Türkçe anlamı, Conflict with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conflict with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contrasts : Kontrastı olmak. Tezat oluşturmak. Karşılaştırmak.

Contradicting : Aksini iddia etmek. Yalanlamak. Çelişen. Çelişme. Ters düşmek.

Belie : Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Yalancı çıkarmak. Gerçek olduğunu gizlemek. Maskelemek. Yanıltmak. Ters düşmek. Gizlemek. Yalanlamak.

Contradicted : Ters düşmek. Aksini iddia etmek. Yalanlamak.

Fall foul of : Başı belaya girmek. Ters düşmek. Başı derde girmek. Çatmak.

Disagreed : Dokunmak. Bozuşmak. Atışmak. Sözleşme, anlaşma, bağıtlara uymama. Karşıt görüşte olmak. Uymazlık. Sürtüşmek. Anlaşamamak.

Clash with : (araba) çarpışmak. -e yakışmamak. Çakışmak. (renk vb) uymamak. (giysi) yakışmamak. İle iyi gitmemek. Çatışmaya girmek. (giysi) gitmemek.

Be in contradiction with : -ile tezat oluşturmak.

Contrasted : Tezat oluşturmak. Karşılaştırılan. Karşılaştırmak. Kontrastı olmak. Karşılaştırılmış.

Disagree : Dokunmak. Uyuşmamak. Aynı fikirde olmamak. Sürtüşmek. Uymamak. Bozuşmak. Karşıt görüşte olmak. Atışmak. Yaramamak.

Conflict with synonyms : contrast, contradict, belied, be inconsistent with, be at variance with, belies, differ with, contradicts, be at variance, belying.