Connections türkçesi Connections nedir
Connections ile ilgili cümleler
English: You should cut off your connections with that group.
Turkish: O grupla bağlantıları kesmelisin.
English: With your connections, you should be able to find a job for Moustapha.
Turkish: Bağlantıların ile, Mustafa için bir iş bulabilmelisin.
English: He got the job by virtue of his father's connections.
Turkish: O, babasının bağlantıları sayesinde işi aldı.
Connections ingilizcede ne demek, Connections nerede nasıl kullanılır?
Connections in use : Kullanımdaki bağlantılar.
Analog connections : Analog bağlantılar.
By connections : Bağlantılara göre.
Current drive connections : Geçerli sürücü bağlantıları.
Dial up connections : Telefonla aramalı erişim.
Connection active : Bağlantı etkin.
Interconnections : Bağlantılı olma. Bağlı olma. Bağıntılı olma.
Maximum connections : En fazla bağlantı.
Remembered connections : Anımsanan bağlantılar.
Disconnections : Bağlantı kopması. Ayrılma. Bağlantısızlık. Kesilme. Bağlantının kopması. Kopukluk. Ayrılmış olma durumu. Bağlantının kesilmesi. Ayırma.
İngilizce Connections Türkçe anlamı, Connections eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Connections ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Communication : Nakletme. Bildirişim. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, fizik, gramer, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. İletişim. Haber. Kişiler veya kişiler ile teknik cihazlar arasındaki bilgi ve haber aktarımı. haber alma, haber aktarma olgusunun karşılıklı görünümü. ayrıca bk. iletişim. Kominikasyon. Yayma. Düşünce ve duyguların bireyler, toplumsal kümeler, toplumlar arasında söz, el-kol devimi, yazı, görüntü vb. aracılığı ile değiş tokuş edilmesini sağlayan toplumsal etkileşim süreci. Kişiler arasında duygu, düşünce, bilgi, haber alış verişi. bu alış verişte, kaynak durumunda olan kimsenin ortaya koyduğu ya da koymak istediği anlam ile bunu algılayanın buna verdiği anlam arasındaki özdeşlik, benzerlik ya da uyuşum ilişkisi.
Unification : Birleştirme. Birleşme. Birleştirim. Yeni bir yapının ya da tasarının gerçekleştirilebilmesi için, ayrı ayrı ellerde bulunan taşınmaz malların, tek bir iyelikte toplanarak üzerinde yapı yapılmasına elverişli bir yerbölüm biçimine sokulması.
Contact : Bağ. Değini. Konuşmak. Dokunma. İrtibat. Bilgisayar, fizik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bağlantı kurulan kimse. İletişime geçmek. Temas etmek. Değme.
Connected : Bağlanmış. Bitişik. Yakın. Bağlantılı. İlişkili. -e ait. İlintili. Akraba. Birleşik.
Link : Zincirlemek. Bağ. Birleştirmek. Birleşmek. Halka. Eklemek. Birbirine bağlanmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bir veri tutanağını başka bir veri tutanağına bağlamak üzere kullanılan ve birinci tutanakta yer alıp ikincinin adresini gösteren veri öğesi. Bağlamak.
Series : Zincir. Sıra. Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün. Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katmanlar. Gözlemleri bir sıra düzeni içinde sunan sıklık dağılımı. Dizi film. Seriler. Dizi. Silsile. Seri.
Cohesion : Bir özdeğin moleküllerini bir arada tutan çekim kuvveti. Bağıntı. Uyuşma. Ayrı olması gereken iki şeyin birbirine yapışması. aynı cins moleküller arasındaki çekim kuvveti. Türdeş yapışma. Tutarlık. Sıvı ya da katı tanecikleri bir arada tutan kuvvet, erke. Bağlılık. Fizik, kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir topluluk ya da kümeyi oluşturan bireyler arasındaki -bütünlüğü sağlayan-güçlü bağlılık.
Bond : Hoşlanma. Senet. Birleşmek. Yüklenmelik. Ancak belirli doğrultu ve uzaklıklarda güçlü olan, özel kimyasal kuvvetlerden kurulu öğeciklerarası bağlam. Rabıta. Belirli miktar paranın, belirli bir vade sonunda ödeneceğini gösteren, üzerinde düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden en az birinin bulunduğu bir yıldan kısa vadeli borç senedi. krş. adi senet, tahvil. Muhabbet. Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım. Antrepoya koymak.
Bindings : Ciltleme. Cilt. Bağlar.
Unconnected : Bağlanmamış. Ayrı. Bitiştirilmemiş. Tutarsız. İlişkisiz. Rabıtasız. Birbirine bağlı olmayan. İlgisiz. Bağımsız. Alakasız.
Connections synonyms : relevancy, bridge, linkage, relation, interconnection, associations, involvement, concatenation, connexion, cohesiveness, alliance, relatedness, relationships, interconnectedness, dealings, links, things, relevance, union, joints, connexions, connectedness, coherency, coherence.
Connections zıt anlamlı kelimeler, Connections kelime anlamı
Unconnected : Alakasız. Birbirine bağlı olmayan. Bitiştirilmemiş. Bağlanmamış. Bağımsız. Rabıtasız. İlgisiz. Tutarsız. İlişkisiz. Ayrı.
Unrelatedness : Bağlı olmama durumu. Bağsızlık. İlişiksizlik. İlişkisizlik. Bağlantısızlık.
Connected : İlgili. Bağlanmış. Alakadar. Birleşik. Bağlantılı. Aktarmalı. Bitişik. İlişkili. Bağlı.
Connections antonyms : unconnectedness, irrelevance, disconnectedness, incoherence, separation.

Bu kısımda Connections kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Connections ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Connections anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Connections ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.