Constitutive property türkçesi Constitutive property nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • Oluşumsal özellik.
  • Özdeciği oluşturan öğeciklerin düzenlenimine bağlı özellik.

Constitutive property ingilizcede ne demek, Constitutive property nerede nasıl kullanılır?

Constitutive : Teşkil eden. Yapıcı. Yapısal. Kurucu. Temel. Esas. Oluşturan. Terkip eden. Asli.

Property : Özelge. Varlık. Arazi. Sahne eşyaları. Sahne elbiseleri. Mülkiyet. Oyuncunun, dekor gereğiyle kullandığı eşyalar; dekora yardımcı olacak küçük parça eşyalar, sahne takımları, (bk. donatım). Bir oyun içinde yer alan eşya (bk. donatım.). Özellik. Durağan değer.

Constitutive enzyme : Temel yapı özgeni. Yapıözgeni. Bir hücrenin her zaman gereksinim duyduğu, her türlü koşulda sabit bir hızla sentez edilen dolayısıyla etkinliği ve molekül sayısı pek fazla değişmeyen ve hücre içi konsantrasyonu eklenen indükleyiciden bağımsız olan enzimler. bakterilerde devamlı olarak sentezlenen ve besi yerinin bileşimine bağlı olarak üretimi değişmeyen enzim. Altyapı özgeni. Yapısal enzim. Temel yapı enzimi.

Constitutive function of registration : Hakkın kazanılması için kütüğe yazımın gerekmesi. Kütüğe yazımın yaratıcı görevi.

Constitutive mutants : Bazı escherichia coli hücrelerinde gelişigüzel enzim oluşması ile meydana gelen mutantlar. Esas mutantlar.

 

Constitutive of : -den oluşturan.

İngilizce Constitutive property Türkçe anlamı, Constitutive property eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Constitutive property ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorption band : Soğurma bandı. Soğurum kuşağı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Absorpsiyon bandı.

Absolute zero : Saltık sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Salt sıfır. Mutlak sıfır.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Accelerometer : İvmeölçer. İvme ölçer. İvmeyi ölçen. Hızlanmayı. İvmeyi ölçen aygıt. Akselerometre. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvme ölçme aleti. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık).

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Abampere : 10 ampere eşit akım birimi. 10 amper birim. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. On amper. On amperlik çıngı cereyan birimi. Saltık ampere.

Absorption loss : Emme yitmesi. Soğurum yitimi. Emme yitiği. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurma kaybı. Emme kaybı. Absorpsiyon kaybı.

Absorption edge : Absorpsiyon kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kenarı. Soğurum kıyısı.

 

Abcoulomb : Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Abkulon. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. On kulon. Saltık coulomb.

Absolute units : Salt birimler. Saltık birimler. Temel kütle. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi.

Constitutive property synonyms : absolute concentration, absorptivity, acoustic absorptivity, acoustic feedback, absorptiometer, absolute magnitude.