Consult with türkçesi Consult with nedir

  • Görüş alışverişinde bulunmak.
  • Görüşmek.
  • İle görüşmek.

Consult with ile ilgili cümleler

English: Did you consult with Tom?
Turkish: Tom'la görüştün mü?

English: I didn't consult with Tom.
Turkish: Tom'la görüşmedim.

English: I'll consult with them.
Turkish: Onlarla görüşeceğim.

English: I'll consult with him.
Turkish: Onunla görüşeceğim.

English: Before deciding, I would like to consult with my family.
Turkish: Karar vermeden önce, aileme danışmak istiyorum.

Consult with ingilizcede ne demek, Consult with nerede nasıl kullanılır?

Consult : Danışmanlık yapmak. Görüşmek. Müracaat etmek. Akıl danışmak. Görüş alışverişinde bulunmak. Danışmanlık etmek. Danışmanlık vermek. Düşünmek. Başvurmak. Danışmak.

With : -lı. Li. İle beraber. -e karşın. İle ilgili. Beraberinde. Canlı. Yanına. Nedeniyle. İle.

Consultancies : Konsültasyon. Meşveret. Danışman pozisyonu. Danışmanlık. Danışmanlık görevi. Belli bir konuyu tartışmak için yapılan toplantı. Müşavirlik.

Consultancy : Müşavirlik. Konsültasyon. Danışmanlık görevi. Danışman pozisyonu. Meşveret. Danışmanlık. Belli bir konuyu tartışmak için yapılan toplantı.

Consultant : Danışman doktor. Mütehassıs. Uzman. Baş hekim. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Konsültan. Başhekim. Uzman doktor. Müşavir. İki yüzlü.

 

Consultants : Danışman. Uzman doktor. Danışmanlar. Mütehassıs.

İngilizce Consult with Türkçe anlamı, Consult with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Consult with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Argues : Karşı gelmek. İddia etmek. Savunmak. Becelleşmek. Çekişmek. Belli etmek. İtiraz etmek. Göstergesi olmak. Kandırmak.

Consults : Düşünmek. Akıl danışmak. Danışmak. Başvurmak. Dikkate almak. Danışmanlık yapmak. Müracaat etmek. Danışmanlık etmek.

Confers : Bahşetmek. Ödül ile onurlandırmak. Konuşma yapmak. Bir ünvanı tevcih etmek. Danışmak. Sunmak. Müzakere yapmak. Vermek. (onur veya ödül) vermek.

Canvassed : Gözden geçirmek. Tartışmak. Kamuoyu yoklaması yapmak. Reklam yapmak. Oy toplamak. Anket yapmak. Soruşturmak. Sipariş toplamak. Propaganda yapmak.

Rub shoulders with : -karşı fırçalamak. Rastlamak. Dirsek temasında bulunmak. -'a yakın olmak. -'a yakınlaşmak. Bir arada bulunmak. Haşır neşir olmak.

Conferred : Sunmak. Vermek. Danışmak.

Canvass : Tartışmak. Propaganda yapmak. Anket yapmak. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Gözden geçirmek. Sipariş toplamak. Oy toplamak. Soruşturmak. Kamuoyu yoklaması yapmak.

Confer with : Müzakere etmek. -ile görüşmek. -ile danışmak. Danışmak. -den öğüt istemek.

Approached : Ele almak. Yaklaşım. Ulaşmak. Girişmek. Koyulmak. Varmak. Yanaşmak. Temasta bulunmak. Başvurmak. Yaklaşmak.

Confer : Müzakere yapmak. Bahşetmek. Danışmak. Vermek. Ödül ile onurlandırmak. Müzakere etmek. Konuşma yapmak. Sunmak. (onur veya ödül) vermek.

Consult with synonyms : approaches, arguing, argued, associate with, consult, treat with, meet with, canvasses, argue, compare notes, confer on, approach.