Cook türkçesi Cook nedir
- Yemek yapmak.
- Üzerinde oynamak (hesaplar).
- Yapmak.
- Hazırlamak.
- Uydurmak.
- Pişirmek.
- Oynama yapmak.
- Pişmek.
- Yemek pişirmek.
- Aşçı.
- Mahvetmek.
Cook ile ilgili cümleler
English: Ali asked if I wanted him to cook something for me.
Turkish: Ali benim için bir şey pişirmesini isteyip istemediğimi sordu.
English: Ali can cook very well.
Turkish: Ali çok iyi yemek pişirebilir.
English: A good cook doesn't throw out yesterday's soup.
Turkish: İyi bir aşçı dünkü çorbayı atmaz.
English: Ali can't cook very well.
Turkish: Ali çok iyi yemek pişiremez.
English: Ali can't cook very well so he often eats out.
Turkish: Ali çok iyi pişiremez bu yüzden çoğunlukla dışarıda yer.
Cook ingilizcede ne demek, Cook nerede nasıl kullanılır?
Cook book : Yemek kitabı.
Cook by baking : Fırında pişirmek.
Cook house : Toplu yemek pişirilen mutfak.
Cook in liquid : Sıvıda pişirmek.
Cook shop : Lokanta. Yemek dükkanı. Pişirilmiş yemekler satan yer.
Cook with steam : Buharda pişirmek.
Cookbook : Yemek kitabı.
No mean cook : Çok iyi bir aşçı.
Cook up : Uydurmak. Tezgahlamak. Kafadan atmak. Oynama yapmak.
Captain james cook : James cook (1728-1779). Kaptan james cook. İngiliz bir gezin ve kaşif.
İngilizce Cook Türkçe anlamı, Cook eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cook ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Juggled : Dengelemek. El çabukluğu ile marifet yapmak. Hokkabazlık etmek. Topları havaya atıp tutmak. Yer değiştirmek. Aldatmak. Oynamak. Hokkabazlık yapmak. Hile yapmak.
Be hardened : Katılaşmak.
Accomplish : Becermek. Üstesinden gelmek. Bitirmek. Sonuçlandırmak. Almak (yol, zaman). Başarı elde etmek. Sonunu getirmek. Başarmak. Yerine getirmek.
Boil : Kısaltmak. Fokurdatmak. Kaynama. Fokurdamak. Kaynatma. Çıban. Haşlamak. Galeyana gelmek.
Bankrupt : Müflis. Borcunu ödeyememiş. Çökertmek. Mahvolmuş. İflas. Yükümlülüklerini yapmaya, borçlarını ödemeğe gücü olmayan ve bu nedenle batkınlıklarına karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler. Batmış. İflas etmiş.
Bakes : Fırınlamak. Kavurmak. Kurutmak. Çok terlemek. Fırında pişirmek.
Skilled worker : Becerikli işçi. Yetişmiş işçi. Vasıflı işçi. Kalifiye işçi. Belirli bir becerisi ve yeteneği olmakla beraber usta durumuna gelemeyen işçi. Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Yetenekli işçi.
Roaster : Kızartma tavası. Cevher eritme fırını. Kızartmalık piliç. Rosto tenceresi (et kızartmaya yarayan kapaklı). Süt domuzu. Fırın.
Precook : Önceden pişirmek.
Manipulated : El ile işletmek. İdare etmek. Ayarlanmış. Hile yapmak.
Cook synonyms : trained worker, fry cook, adjusts, deglaze, carry on, accommodates, gippo, bring out, nuked, create from raw stuff, escallop, accustom, broils, arrange, arranges, manipulates, assimilates, be cooked, concocts, brew, attunes, cooked, ready, keep, dress, bend, accommodate, mature, beggaring, confecting, builds, coached, bankrupted.
Cook ingilizce tanımı, definition of Cook
Cook kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make the noise of the cuckoo. To make suitable for eating, by the agency of fire or heat. To prepare, as food, by boiling, roasting, baking, broiling, etc. To throw. One who dresses or cooks meat or vegetables for eating. To prepare food for the table. One whose occupation is to prepare food for the table.

Bu kısımda Cook kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cook ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cook anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cook ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.