Corbeled türkçesi Corbeled nedir

Corbeled ingilizcede ne demek, Corbeled nerede nasıl kullanılır?

Corbel block : Kısa dirsek tahtası.

Corbel vault : Konsollu tonoz.

Corbel : Boru desteği. Konsol. Çıkma. Bindirmelik. Bindirme. Çıkma desteği. Destek.

Corbeling : Boru desteği. Çıkma. Konsol. Destekle çıkmak. Bindirmelik. Destek. Çıkma desteği. Bindirme.

Corbels : Bindirmelik. Çıkma. Çıkma desteği. Destek. Boru desteği. Konsol. Bindirme.

Corban : Kurban (kudüs'teki tapınakta eski yahudiler arasında popülerdi). (ibraniceden gelen) adak.

Corbie steps : Kalkan duvarının kenarları boyunca çatı seviyesi üstünden yükselen basamaklar (mimarlık). Basamaklı kalkan.

Corb : Sarıağız balığı. Eşkina balığı. Minekop.

Corbeil : Mimari süs olarak kullanılan oyulmuş meyve veya çiçek sepeti. Heykeltıraş tarafından yapılan meyve veya çiçek sepeti. Sepet şeklindeki oyulmuş dekorasyon.

Corbiesteps : Basamaklı kalkan. Kalkan duvarının kenarları boyunca çatı seviyesi üstünden yükselen basamaklar (mimarlık).

İngilizce Corbeled Türkçe anlamı, Corbeled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Corbeled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unfree : Özgür veya serbest olmayan. Özgürlüğü iptal etmek. Tekrar yakalamak.

 

At bay : Emniyette. Pusuya düşmüş. Sıkışık durumda. Pusu kurulmuş. Başı belda. Çıkmaza girmiş. Köşeye sıkışmış. Zor durumda. Hareket edemediği bir durumda. Tuzağa düşmüş.

Trapped : Pusuya düşmüş. Tuzak kurmak. Tutulmuş. Kapan kurmak. Hapsedilmiş. Tuzağa düşürülmüş. Kapana kıstırmak. Köşeye sıkışmış. Tuzağa düşmüş. Kapak takmak (gaz kaçırmasın diye).

Corbeling : Çıkma desteği. Destek. Bindirme. Bindirmelik. Konsol. Çıkma. Boru desteği.

Lapstreak : Bindirme kaplamalı. Birbirine geçmiş tahtalarla yapılmış.

Treed : Bir ağaca tırmanmaya zorlanan (hayvanlar hakkında). Tuzağa düşmüş. Pusu kurulmuş. Ağaçlık. Pusuya düşmüş. Ağaçlarla kaplı. Ormanlık. Ağaç dolu. Köşeye sıkışmış.

Corbeled zıt anlamlı kelimeler, Corbeled kelime anlamı

Free : Muaf. Serbest bırakmak. Rahatlatmak. Parasız. Beleş. Bağımsız. Serbestçe. Erkin. Bedava. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.

Parallel : Paralel olarak koymak. İle karşılaştırmak. Karşılaştırmak. Koşut. Paralel çizgi. Alıcı ile alıcı yönetmeni ve yardımcısının yüksek görüş noktasında çalışabilmelerini sağlamak için yapılmış ayaklı, dört köşe, yüksekçe kürsü. Paralel. Bilgisayar, coğrafya, fizik, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Nazire. Okşar.

Perpendicular : Düşey. Amudi. Dikme. Dik. Dikey çizgi. Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru. Dikey. Şakuli. Doğru.