Corpus türkçesi Corpus nedir
- Kitaplık.
- Ana para.
- Kapital.
- Gövde, cisim, vücut, diyafiz.
- Sermaye.
- Külliyat.
- Organın esas kısmı.
- Ana kısım.
- Yazarın tüm eserlerini içeren dizi.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Mecmua.
- Korpus.
- Ana sermaye.
- Yapı.
Corpus ile ilgili cümleler
English: It's so easy to write good example sentences, that even if we accidentally delete a few good sentences in the process of getting rid of a whole lot of bad ones, I think we could drastically improve the quality of this corpus by doing a lot of deleting.
Turkish: İyi örnek cümleler yazmak o kadar kolaydır ki bir sürü kötü olanlardan kurtulma sürecinde birkaç iyi cümleyi kazara iptal etsek bile, sanırım çok sayıda iptal yaparak bu korpusun kalitesini şiddetle geliştirebiliriz.
English: One way to lower the number of errors in the Tatoeba Corpus would be to encourage people to only translate into their native languages.
Turkish: Tatoeba Korpus'taki hataların sayısını azaltmanın bir yolu, insanları sadece kendi anadillerine çeviriler yapmaya teşvik etmek olabilir.
English: I know that adding sentences only in your native or strongest language is probably not as much fun as practicing writing foreign languages, but please don't add sentences to the Tatoeba Corpus if you are not absolutely sure they are correct. If you want to practice languages that you are studying, please do so by using a website designed for that purpose such as www.lang-8.com.
Turkish: Sadece kendi ana dilinde ya da en güçlü olduğun dilde cümleler eklemenin muhtemelen yabancı dil yazmayı pratik yapmak kadar çok eğlenceli olmadığını biliyorum fakat onların doğru olduğundan kesinlikle emin değilsen lütfen cümleleri Tatoeba Corpus'a eklemeyin. Çalıştığın dilleri pratik yapmak istiyorsan www.lang-8.com gibi o amaç için tasarlanmış bir site kullanarak öyle yapın.
English: The Russian corpus is growing quickly.
Turkish: Rusça sermayesi hızla büyüyor.
English: It's dangerous to assume that all of the sentences in the Tatoeba Corpus are correct and suitable for language study.
Turkish: Tatoeba külliyatındaki tüm cümleleri, dil eğitimi için doğru ve uygun saymak tehlikelidir.
Corpus ingilizcede ne demek, Corpus nerede nasıl kullanılır?
Corpus abomasi : Korpus abomazi. Şirdenin, fundus bezlerini kapsayan bölümü.
Corpus adiposum extraperiorbitale : Korpus adipozum ekstraperiorbitale. Periorbitanın dış tarafında yer alan ve bulbus oculinin dış etkenlerden korunmasını sağlayan yağ kitlesi.
Corpus adiposum intraperiorbitale : Korpus adipozum intraperiorbitale. Göz kasları arasında bulunan yağ kitlesi.
Corpus albicans : Gebeliğin sona ermesi veya yeni bir siklusun başlaması sonucu ovaryumda sarı cismin yerinde biçimlenen beyazımsı sikatriks dokusu, korpus albikans. Beyaz cisim.
Corpus callosum : (anatomi terimi) iki beyin yarım yuvarı (beyinde) arasını bağlama ve iletişim kurma görevi olan sinir lifleri kütlesi. Korpus kallosum. Nasırsı cisim. Fissura longitudinalis cerebrinin tabanında, iki beyin hemisferini birbirine bağlayan, substantia albadan yapılmış oluşum, korpus kallozum. Korpus kallozum.
Corpus haemorrhagicum : Yumurtlamadan sonra ovulasyon çukurcuğunda, sarı cisim oluşumunun başlangıç evresindeki kanlı yapı. Korpus hemorajikum.
Corpus delicti : Asıl ve maddi delil. Suç kanıtı. Somut delil. Suçun maddi unsuru. Suç delili. Kurbanın cesedi.
Corpus cavernosum clitoridis : Korpus kavernozum klitoridis. Klitorisin ereksiyonunu sağlayan süngersi cisim.
Corpus collosal agnesia : Beyinde, korpus kallozumun kısmen veya tamamen yokluğu. Korpus kallozumun yokluğu.
Corpus cavernosum penis : İçindeki kavernlerin kanla dolması sonucu penisin ereksiyonunu sağlayan ve corpus penis içinde yer alan süngersi cisim. Korpus kavernozum penis.
İngilizce Corpus Türkçe anlamı, Corpus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Corpus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Financial resources : Parasal varlıklar. Varlık. Mali kaynaklar. Finansal kaynaklar. Harcamaların finansmanı için gerekli olan her türlü fon. krş. fon 1. Servet.
Artefact : Yapay doku. İnsan yapımı. Eser. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Yapaylık. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapay olgu. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İnsan eliyle yapılan şey.
Accumulation : Yığılma. Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. Herhangi bir ilaç veya zehirli maddenin değişik nedenlere bağlı olarak bazı organ veya dokularda birikmesi, akümülasyon. Toplanma. Biriktirme. Ürem ve diğer kazançların ana paraya eklenmesi. bir amaç için para biriktirme. Birikim. Birikinti. Birikme.
Bookcase : Kütüphane. Kitap dolabı. Kitap konulan raflı mobilya. Kitapların sıralanmasına yarayan, raf aralıkları ayarlanabilir kapaksız dolap.
Principal capital : Anapara. Üzerinden faiz hesaplanacak olan para. Esas sermaye.
Part : Pay. Görev. Yan. Kısım. Ayırmak. Kısmi. Ayrılmak. Kısımlara ayırmak. Bölmek. Bölüm.
Kitty : Yavru kedi. Pot. Kedicik. Oyundaki para. Kedi. Pisipisi. Ortaya konan para. Pisi.
Complete works : Toplu yapıtlar. Bir yazarın özdeş cinsten olan ve olmayan bütün yapıtlarının belirli bir amaca hizmet etmek üzere belirli bir biçimde derlenip yayımlanması. Bir yazarın bütün yapıtlarının yazılmış ya da basılmış toplu biçimine verilen ad. Bütün eserler.
Library : Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak vb. gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak karşılık gözetmeden ve ayrım yapmadan okurların yararına sunan kurum. Çalışma odası. Kütüphane. Yordamlık. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Belgelik. Kütüphane binası. Kitap satılan yer. Kitabevi.
Original capital : Esas sermaye. Hakiki sermaye. Başlangıç sermayesi. İlk sermaye. Kuruluş sermayesi. Asıl sermaye. Orijinal sermaye.
Corpus synonyms : body part, abamectin, a c deformity, bldg, architectures, assemblage, joint stock, principal, capital stock, architecture, aggregation, capital, abdominal fat necrosis, fund, abattoir, a band, abdominal palpation, bookcases, abaxial, joint stocks, abdominal distention, kitties, artifact, abdominal pain, a c syndrom, build, chemistries, abdominal ovariectomy, bloods, building, being, bookshelves, corpora.
Corpus ingilizce tanımı, definition of Corpus
Corpus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A body, living or dead. The corporeal substance of a thing.

Bu kısımda Corpus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Corpus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Corpus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Corpus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.