Financial resources türkçesi Financial resources nedir

  • Mali kaynaklar.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Harcamaların finansmanı için gerekli olan her türlü fon. krş. fon 1.
  • Servet.
  • Finansal kaynaklar.
  • Sermaye.
  • Varlık.
  • Parasal varlıklar.

Financial resources ingilizcede ne demek, Financial resources nerede nasıl kullanılır?

Financial : Transfer mali transfer. İktisadi. Parasal. Akçalı. Mali. Finansal. Para ve sayca konularına ilişkin özellikler.

Resources : Vasıtalar. Olanaklar. Ülkenin sahip olduğu mal ve hizmet üretiminde kullanılan faktörler. Aktifler. Üretim faktörleri. Gelirler. Vasıta ve imkanlar. Parasal kaynaklar. Kaynaklar. İmkanlar.

Financial account : Bir ülkedeki yerleşik kişilerin diğer ülkelerdeki yerleşik kişiler ile yapmış oldukları kısa ve uzun dönemli sermaye hareketlerinin yer aldığı ödemeler bilançosu temel hesaplarından biri. Sermaye hesabı.

Financial accounting : Finansal muhasebe. Finansal hesaplama. Mali muhasebe. Şirket finansal verilerinin dışardaki ajanslar için rapor olarak hazırlanması. Finans sayışımı.

Financial accounts : Bilanço. Mali hesaplar. Finansal tablolar. Mali tablolar. Kar zarar hesabı.

Financial administration : Mali idare.

İngilizce Financial resources Türkçe anlamı, Financial resources eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Financial resources ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Jiggy : (argo) para. Zenginlik. Seks.

Affluence : Çokluk. Zenginlik. Varsıllık. Bolluk. Refah. Mebzul.

Golds : Altından yapılmış. Altın sarısı. Altın. Altın (simgesi au). Altın para. Sarı. Zenginlik. Yaldız.

Principals : Okul müdürü. Düellocu. Müvekkil. Anamal. Şef. Anapara. Başkan. Asli failler. Fail.

Creature : İnsan. Köle. Alet olan kimse. Bende. Abit. Kasnak. Yaratık. Hayvan. Mahluk.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Caste : Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sosyal sınıflaşma sistem ve ilkeleri. Hindistan'da, uğraşları babadan oğula geçen, aynı geleneğe bağlı olan ve başkalarına kapalı tutulan insan toplulukları. Kast. Soy. Birkaç altbölükten oluşmuş, aşamalı toplumsal denetleme düzeni, bk. altbölük. krş. sınıf, altkültür. Kademe. Sınıf. Sosyal sınıf.

 

Stock : Boyunduruk. Et suyuna çorba. Malzeme. Hisse senedi. Şirket sermayesinin birbirine eşit paylara bölünmüş dilimlerinden her birini temsil eden ve yasalarla belirtilen esaslara göre düzenlenmiş olan değerli kağıt. Kızak (gemi). Depolamak. Payanda. İktisat, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Hayvan mevcudu.

Asset : Aktif. Kazanç. Değerli şey. Mülk. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar bk. aktif 1. Değerli bir nitelik. Kıymetli şey. Değerli nitelik.

Financial resources synonyms : estate, abnormal budget expenditures, corpora, assets, critter, agents of production, abnormal budget receipts, a change in demand, a group shares, abundance, estates, riches, share capital, ability to pay principle, economic resources, fiscal resources, exchequers, entities, existence, monetary fund, beings, a type mutual funds, a change in individual demand, capitals, a pass through certificate, castes, capital, fund, creatures, havings, entity, effects, kitties.