Corsage türkçesi Corsage nedir

  • Korsaj.
  • Süs çiçek demeti (kadınların süs olarak göğüs veya bele taktığı).
  • Çiçek buketi.
  • Süs çiçek (kadınların süs olarak göğüs veya bele taktığı).
  • Kadınların süs olarak taktığı çiçek veya buna benzer aksesuar.
  • Kadın yeleği.
  • Elbisenin üst kısmı.

Corsage ile ilgili cümleler

English: Tom pinned a white corsage on Mary's dress.
Turkish: Tom, beyaz süs çiçek demetini Mary'nin elbisesine iğneyle tutturdu.

Corsage ingilizcede ne demek, Corsage nerede nasıl kullanılır?

Corsages : Elbisenin üst kısmı. Süs çiçek (kadınların süs olarak göğüs veya bele taktığı). Korsaj. Süs çiçek demeti (kadınların süs olarak göğüs veya bele taktığı). Kadın yeleği. Çiçek buketi. Kadınların süs olarak taktığı çiçek veya buna benzer aksesuar.

Corsac : Orta asya'ya özgü minik sarımsı veya kahverengi kırmızımsı tilki. Karsak. Tilkiye benzeyen küçük memeli.

Corsac fox : Etçiller (carnivora) takımının, köpekgiller (canidae) familyasından, 52 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar uzunlukta kuyruklu, asya'da yaşayan bir tür. Karsak.

Corsair : Korsan. Korsan gemisi.

Corsairs : Korsan. Korsan gemisi.

Corselets : Korse sütyen bileşimi çamaşır. Korse-sütyen bileşimi çamaşır. Zırh. Sıkı giysi.

Corses : Ceset. (eski kullanım) ölü.

 

Corsets : Korset. Korse. Korsa.

Corset : Korsa. Korset. Korse.

Corse : (eski kullanım) ölü. Ceset.

İngilizce Corsage Türkçe anlamı, Corsage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Corsage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nosegay : Çiçek demeti. Küçük çiçek demeti.

Bouquets : İltifat. Bir şaraba özgü koku. Şarap koku. Övgü. Demet. Şarap kokusu. Deste. Çiçek demeti. Kompliman.

Stomacher : Korsa.

Flower arrangement : Çiçek tanzimi. Çiçek aranjmanı.

Floral arrangement : Çiçek düzenlemesi.

Waist : Bluz. Kadın elbisesinin üst kısmı. Vücudun göğüs ile karın bölgeleri arasında kalan kuşak kısmı. Geminin orta kısmı. Bel. Bir şeyin orta kısmındaki girinti. Kemer. Orta kısım.

Waists : Bir şeyin orta kısmındaki girinti. Bel. Yelek. Orta kısım. Geminin orta kısmı. Kemer. Bluz. Kadın elbisesinin üst kısmı.

Bodices : Beden. Korse. Korsa.

Posy : Vecize. Buket. Çiçek demeti. Küçük çiçek demeti. Kısa şiir. Çiçek.

Corsage synonyms : corsages, bouquet, stomachers.

Corsage ingilizce tanımı, definition of Corsage

Corsage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a low corsage. The waist or bodice of a lady`s dress.