Count of türkçesi Count of nedir

Count of ile ilgili cümleler

English: All the same, we still need a scientific account of how exactly pains are caused by brain processes.
Turkish: Buna rağmen, bizim hâlâ ağrıların beyin işlemleri tarafından tam olarak nasıl neden olduğu hakkında bilimsel bir açıklamaya ihtiyacımız var.

English: Ali gave police a firsthand account of what had happened.
Turkish: Ali polise ne olduğuna dair ilk elden bilgiler verdi.

English: Don't put off your departure on account of me.
Turkish: Ayrılışınızı benim yüzümden geciktirmeyin.

English: Ali had to forgo his morning swim, on account of it being too cold.
Turkish: Ali çok soğuk olduğu için sabah yüzmesinden vazgeçmek zorunda kaldı.

English: A couple of flights were delayed on account of the earthquake.
Turkish: Deprem dolayısıyla bazı uçuşlar ertelendi.

Count of ingilizcede ne demek, Count of nerede nasıl kullanılır?

Count : Sayısını bulmak. Kont. Sayılmak. Göz önünde tutmak. Hesap. Hesaba katma. Hesaba katmak. Saymak. İddialar.

Of : Den. Karşı. Li. Nin. Hakkında. İle ilgili. Yüzünden. In. -nin. -li.

Count off : Sağdan saymak. Numaralamak. Saymak.

Count off by twos : İkişer ikişer saymak.

Count as : Olarak saymak. Olarak görmek. Gibi saymak.

Count backwards : Geriye saymak. Geriye doğru saymak. Geri saymak.

 

İngilizce Count of Türkçe anlamı, Count of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Count of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allround : Genel. Değişik yetenekleri olan. Üniversal. Çok yönlü. Kapsamlı.

Tot : Azıcık. Küçük çocuk. Küçük şey. Döküntü. Bir yudum. Cem etmek. Ufaklık. Yavrucak. Toplamak.

In all : Hepsini toplasan. Hepsi içinde. Bilcümle. Toplam olarak. Hepsi. Para ya da herhangi bir nesnenin değerini toplama. Topyekun. Tamamı.

Grandtotal : Toplam miktar. Son tutar. Toplam tutar.

Amounts : Meblağ. Önem. Tutar. Değer. Miktar.

Summed : Toplanmış.

Tale : Ertek. Dedikodu. Sayı. İnsanoğlunun evren, dünya, yaşam, doğa, toplum ve kendisiyle ilgili tarihsel oluşum, düşün, istek ve izlenimlerinin az ya da çok değişikliğe uğrayarak ağızdan ağıza geçme yoluyla çağımıza ulaşan geleneksel anlatı örnekleri, bk. öykülü masal, küme masal, sevi masalı, yiğitlik masalı, kurtarım masalı. Kıssa. Masal. Masalı kaynak olarak alan kukla betiği. Yalan. Hikaye. Palavra.

Summation : Toplama. Birikim. Özetleme. Sumasyon. Hülasa. Aynı etki türüne sahip iki ilacın belirli dozlarda birlikte verildiklerinde oluşturdukları toplam etki, bunların aynı dozlarda tek başlarına verildikleri zaman oluşturdukları bireysel etkilerin cebirsel toplamına eşit olduğunda bu etkileşme biçiminin adı, aditif etki. Özet.

Aggregate : Ulaşmak (toplamı). Kitlesel. Toplaşmak. Kümelenmek. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Birleştirmek. Kümelemek. Bir araya toplamak. Tutmak. Bir araya getirmek.

On the whole : Her şeyi düşünürsek. Topyekun. Bütünüyle. Genellikle. Herşeyi hesaba katarak. Genelde. Para ya da herhangi bir nesnenin değerini toplama. Neticede. Genel olarak. Her şeyi hesaba katarak.

Count of synonyms : sum, gross, amount, summations, overall.