Count up türkçesi Count up nedir

Count up ile ilgili cümleler

English: My son can count up to a hundred now.
Turkish: Oğlum şu an yüze kadar sayabiliyor.

English: He can count up to ten with his fingers.
Turkish: Parmaklarıyla ona kadar sayabilir.

English: Arithmetic is being able to count up to twenty without taking off your shoes.
Turkish: Aritmetik ayakkabılarını çıkarmadan yirmiye kadar sayabilmektir.

English: He says his son can count up to 100 now.
Turkish: Oğlunun şimdi yüze kadar sayabildiğini söylüyor.

English: I'll count up to three and if you won't give it to me willingly, I will take it from you.
Turkish: Üçe kadar sayacağım ve eğer onu bana kendi isteğinle vermezsen, senden zorla alacağım.

Count up ingilizcede ne demek, Count up nerede nasıl kullanılır?

Count : Sayma. Saymak. Hesap. Varsaymak. Kont. Değeri olmak. Sayısını bulmak. İddialar. Önemseme.

Count upon : - bağlı olmak. Bel bağlamak. Dayanmak. - bel bağlamak. Güvenmek. Kendinden saymak.

Count as : Gibi saymak. Olarak görmek. Olarak saymak.

Count backwards : Geriye doğru saymak. Geri saymak. Geriye saymak.

Count by : Artış. Say. Sayı aralığı.

İngilizce Count up Türkçe anlamı, Count up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Count up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Assess : Vergi koymak. Talep etmek (bir miktar para). Tayin etmek (para miktarını). Değerlendirme yapmak. Değerlendirmeye almak. Değerini bilmek. Belirlemek. İncelemek. Kanı. Görüş.

Calculate : İhtimal vermek. Tahmin etmek. Güvenmek. Bel bağlamak. Tasarlamak. Hesap yapmak.

Consist of : Mürekkep olmak. Bağlı olmak. Kapsamak. Oluşmak. Meydana gelmek. Teşekkül etmek. Dayanmak. -den meydana gelmek. -den oluşmak.

Account : İtibar. Hesap verme. Açıklamasını yapmak. Sebep. Değer. Yarar. Hesaplaşma. Önem. Sayışım. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Ciphering : Şifrelemek. Kriptolama. Şifre ile yazmak. Şifreleme. Aritmetik yapmak.

Cast up : Kusmak. Yukarı atmak. Kötü bir şeyi hatırlatmak. Hesap yapmak. Yukarıya kaldırmak. Toplama yapmak. Yukarı fırlatmak. Yığmak. Kıyıda yıkamak.

Classed : Sınıflandırmak. Kategorize etmek.

Totalling : Tutmak (toplam). Etmek (toplam). Parçalamak (araba). Toplamak. Toplama.

Accounted : Gözüyle bakmak. Açıklamak. Yakalamak (av). Açıklamasını yapmak. Avlamak.

Check out : Otelden ayrılmak. Çıkış yapmak. Öbür dünyayı boylamak. Hesabını ödeyip ayrılmak (otelden vb). Çıkış denetimi. Soruşturmak. Fertiği çekmek. Hesabı ödeyerek konakçıdan ayrılmak. Hesap kapamak.

Count up synonyms : allow, totals, totalizing, estimate, totalizes, totalized, count down, calculates, adding up, count in, totaled, totalising, count, totaling, computes, consider, computed, reckons, add up, discounted, discounting, reckoned, assumes, cipher, compute, figure on, class, make, assesses, ciphers, totalled, totalize, reckon.