Counter trade türkçesi Counter trade nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Genellikle finansman zorluklarının yaşandığı ülkeler arasındaki ticarette gündeme gelen ve satılan mal, hizmet veya teknoloji karşılığında satıcının da alıcıdan kısmen döviz kullanarak ya da hiç döviz kullanmadan aynı miktar ya da satışın belli bir oranında dışalım yaptığı, genel anlamda bir takas işlemi olan uluslararası ticaret biçimi. satılan mal, hizmet veya teknoloji bedellerinin tamamen mal, hizmet veya teknolojiyle veya kısmen nakit parayla karşılanmasına dayanan ticaret.
  • Anlaşmalı ticaret.
  • Karşı ticaret.
  • Karşılıklı ticaret.
  • Serbest dövizle yapılmayan ticaret.
  • Bağlı ticaret.

Counter trade ingilizcede ne demek, Counter trade nerede nasıl kullanılır?

Counter : Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, eskrim alanlarında kullanılır. Gelen tanecikleri tek tek sayan araç. Karşılamak. Karşı çıkmak. Karşılık vermek. Fiş. Karşılıkta bulunmak. Karşı gelmek. Sayma amacıyla kullanılan herhangi bir yazmaç. Tezgah.

Trade : Satmak. Sanat. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. Almak. İş yapmak. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tecim. Ticaret. Alım satım yapmak. Alışveriş.

Counter attack : Karşı akın. Karşı taarruz. Karşı saldırı. Karşı yarışmacının son saldırı eylemi bitmeden, bir kılıçoyunu zamanından önce yapılan saldırı, ("engel vuruşu", "karşılama vuruşu" gibi). Futbol, eskrim alanlarında kullanılır. Geri vuruş. Karşı hücum. Karşı atak. Misilleme saldırısı. Karşı takımın yaptığı bir akını durdurup hemen akına geçme eylemi.

 

Counter attraction : Karşı çekim. Başka bir çekime karşılık olarak sunulan çekim.

Counter balanced : Denk.

Counter check : Sonradan kontrol. Bankaya yapılan yatırım karşılığında verilen alındı. Tevdiat makbuzu. Tekrar kontrol. Bankadaki sayışımından para çeken kişi için düzenlenerek kendisine imza ettirilen belge. Zimmet fişi. Borç belgesi. Yatırım alındısı.

İngilizce Counter trade Türkçe anlamı, Counter trade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Counter trade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Counter trade synonyms : reciprocal trade, a shift in demand, abnormal budget expenditures, bilateral trade, a group shares, ability rent, ability to pay principle, abnormal budget receipts.