Cracked türkçesi Cracked nedir

Cracked ile ilgili cümleler

English: Ali cracked his knuckles.
Turkish: Ali eklemlerini kütürdetti.

English: Ali cracked up laughing.
Turkish: Ali gülmekten kırıldı.

English: Ali cracked a joke.
Turkish: Ali bir şaka yaptı.

English: Ali cracked up.
Turkish: Ali gülmekten katıldı.

English: Broken test tubes, cracked beakers - the work of careless students in the laboratory.
Turkish: Kırık test tüpleri, kırık deney şişeleri - Laboratuvarda dikkatsiz öğrencilerin çalışması.

Cracked ingilizcede ne demek, Cracked nerede nasıl kullanılır?

Cracked wheat : Kırılmış buğday. Bulgur. Yarma buğday.

Being cracked : Çatlamış olma. Yarılmış olma. Çatlak olma. Ayrılmış olma.

Cracker : Çok ses çıkararak şaklayan kırbaç. Kraker. Piliç. Bisküvi. Sistem kırıcı. Yavru. Patlangıç. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Fişek. Kırıcı.

Crackerjack : Büyük yeteneği olan kimse. Mükemmel bir şey. Alanında uzman. Konusunda uzman. Alanında son derece yetenekli. Tatlı mısır çerezi. Çok yetenekli kimse. Konusunda ehil. Mısır şekeri.

Crackerjacks : Büyük yeteneği olan kimse. Çok yetenekli kimse. Alanında uzman. Mükemmel bir şey. Mısır şekeri. Konusunda uzman. Alanında son derece yetenekli. Tatlı mısır çerezi. Konusunda ehil.

 

Firecracker : Kağıt fişek. Kız kovalayan. Kestanefişeği. Kestane fişeği. (mecazi olarak) çekici veya alımlı kimse. Maytap. Göze çarpan şey. Kağıda sarılmış baruttan yapılan ses çıkarıcı.

Nutcrackers : Kanca burun. Fındıkkıran. Kanca burun ve çene. Kıracak. Köknar kargası. Göknar kargası. Fındık kıracağı. Fındıkkıracağı. Ceviz kıracağı.

Gimcrackery : İncik boncuk. Pılı pırtı. Eski püskü şeyler. Ivır zıvır.

Crackers : Kaçık. Bir tahtası eksik. Şekersiz biskuvi. Çatlak. Deli. Üşütük.

Go crackers : Tozutmak. Kafayı üşütmek. Keçileri kaçırmak. Delirmek. Cozutmak.

İngilizce Cracked Türkçe anlamı, Cracked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cracked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chinks : Metalik ses. Şıkırtı. Temiz para. Şangırdamak. Metalik ses çıkartmak. Şıkırdamak. Şıkırdatmak. Şangırdatmak. Yarıkları doldurmak.

Fey : Gaipten haber veren. Kafası karışık. Sevimli. Narin. Kaprisli. Ölümün eşiğinde olan. İnce.

Fault : Suçlamak. Hata bulmak. Kaçakçılık sayılan durumlar dışında herhangi bir biçimde vergi kaybına yer vermeyi gerektirmeyen yanlışlar. Kusur bulmak. Yönetmeliğe aykırı hareket. Daha önce sıkışık, sertleşmiş katmanların dikey doğrultuda yer değiştirmeleri sonunda yer yer kırılmaları ve bir kırılma düzlemi boyunca kayıp çökmeleriyle oluşan yer biçimi. Yanlış. Başlama atışının kurallara uygun olarak yapılmaması. Fay. Hatası olmak.

 

As mad as a hatter : Zırdeli. Küplere binmiş. Deli. Çılgın.

Loco : Bir tahtası eksik. Deli. Lokomotif. Çılgın. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Satınalma yerinde malın fiyatı.

Buggered : Bok edilmiş. Harap olmuş. Gebermiş. İçine edilmiş. Canı çıkmış. Tükenmiş. Yorgun. Leşi çıkmış. Eskimiş. Haşat olmuş.

Client : İstemci. Bağımlı ülke. Müşteri. Alıcı. Reklam veren. İş sahibi. Müvekkil.

Bonkers : Bir tahtası eksik. Kontak. Çılgın. Kafadan sakat. Deli.

Bent : Bükük. Yiyici. Rüşvetçi. İbne. Çimenlik. Eğilim. Çimen. Yetenek. Eğim.

Aficionado : Meraklı. Hayran. Boğa güreşi meraklısı. Aşık. Fanatik. Meraklı (spor terimi). Deli. Tutkun. (spora) meraklı.

Cracked synonyms : around the bend, unsmooth, round the bend, have a slate loose, diseased, wacky, bed ridden, breakages, brain sick, bad mark, daft, barmy, rough, certifiable, kooky, breakage, insane, bananas, callose, roughened, barfy, screwballs, fanatical, brainsick, fan, a button short, batty, disillusioned, buggy, arid, case, dotty, fractured.

Cracked zıt anlamlı kelimeler, Cracked kelime anlamı

Smooth : Buruşukluklarını gidermek. Sistirelemek. Pürüzsüz. Şık. Kolay. Akıcı. Yatıştırmak. Yumuşak. Tatlı. Hoş.

Sane : İyi düşünebilen. Makul. Akıllıca. Mantıklı. Aklı başında. Akıllı. İnsaflı. Akla yatkın.

Cracked ingilizce tanımı, definition of Cracked

Cracked kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, cracked wheat. Coarsely ground or broken.