Crediting türkçesi Crediting nedir

  • İnanan.
  • İnanma.
  • Kredi verme.
  • Alacaklandırma.

Crediting ingilizcede ne demek, Crediting nerede nasıl kullanılır?

Accrediting : Güvenmek. Atfetmek. Yetki vermek. İtibar etmek. Atamak.

Discrediting : İtibarını sarsmak. Güvenini sarsmak. Kötülemek. Kuşku duymak. Güvenmemek. İtibardan düşürmek. İtibardan düşmek. Halkın gözünden düşürmek. İtibarsızlaştırmak. Gözden düşürmek.

Credit account : Hesabın alacak tarafı. Kredi hesabı. Müşteriye alışverişte bulunması için belirli sınırlar çerçevesinde açılan hesap. bankaların, cari hesap koşulları çerçevesinde kendisiyle sürekli olarak ticari ilişkide bulunan kişilere açtığı kredi türü. kredi kartına bağlı olarak belli sınırlar içinde açılan hesap. Açık hesap.

Credit advice : Alacak dekontu.

Credit agency : Kredi kurumu. Kredi kuruluşu.

Credit application : Kredi başvurusu.

Credit card call : Kredi kartıyla arama.

Credit agent : Sigorta acentesi.

Credit balance : Matlup bakiye. Kredi bakiyesi. Matlup tutarı. Hesabın alacak bakiyesi. Bir hesabın alacak bakiyesi. Alacak bakiyesi. Alacaklı kalıntı. Matlup bakiyesi. Sayışım ya da sayışımlardan arta kalan alacak.

Credit availability effects : Kredi varlığı etkisi. Paranın aktarma düzeneğinden biri olan, kredi piyasasındaki ödünç verilebilir fonların miktarını etkileyen bakışımsız bilgi gibi piyasa aksaklıklarına ve para yetkelerinin piyasalara yönelik tayınlama, kredi kontrolü gibi müdahalelerine bağlı olarak reel ekonomide ortaya çıkacak değişimleri belirleyen etki.

 

İngilizce Crediting Türkçe anlamı, Crediting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crediting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trust : İnanmak. Kredi. Koruma. Emniyet etmek. Güven duymak. Ümit etmek. Kredi vermek. İtimat. Birine güveni olmak.

Beliefs : Kanı. Güven. İtikat. Fikir. İnanış. Düşünce. İtimat. İnanç. İman.

Correction : Islah. Ceza. Tashih. Cezalandırma. Doğrulama. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Yanlış olarak gerçekleştirilen vergilerin yasalarına göre düzeltilmesi. Düzeltme. Düzeltmek. Disiplin cezası.

Believing : Mümin. Kanma. İnançlı. İtikatlı. İman eden. İmanlı. Cimri. İnanış.

Confidence : Kendine güven. Güven duygusu. Görgül, mantıksal ya da sayımsal işlemlere dayanarak bir gözlemsel bilgi ya da bulgunun öyle olduğu ya da öyle kalacağı duygusu. Gizli şey. Güven. İnanç. İtimat. Güvenirlik.

Convictions : Görüş. Haklı olma. Mahkumiyet. Suçlu bulma. İnanç. Kanaat.

Creeds : Mezhep. İnanç. Akide. Bir dinin temel ilkelerini içeren ifade. Birinin veya bir grubun felsefesini yansıtan ilkeler. Amentü. İtikat. İman. Öğreti.

Worshipper : İbadet eden kimse. İbadet eden. İbadetçi. Tapınan kimse. Allah'a tapınan kimse. Mümin. Tapan kimse.

Credences : Doğru kabul etme. Güven. Sofra takımı dolabı. Emniyet. İnanç. İtimat.

Belief : Kanı. Fikir. Herhangi bir öneriyi doğru diye benimseme. Güven. Kanaat. İtimat. Düşünce. İnanış. İman.

Crediting synonyms : copy editing, piece of writing, worshipers, deletion, written material, worshiper, trusts, credit, credence, redaction, creed, believer, worshippers, confidences, writing, revising, factoring, cut, conviction, excision, rewriting.