Crees türkçesi Crees nedir

  • Cree kabilesi (orta kanada'da yaşayan bir kuzey amerika yerli kabilesi) üyesi kimse.

Crees ingilizcede ne demek, Crees nerede nasıl kullanılır?

Creese : Dalgalı bıçak ağzı olan ağır malezya kaması.

Decrees : Dini buyruklar. Dini hükümler (din).

Screes : Dağ yamacında yassı çakıl. Döküntü. Çarşak. Yamaç molozu. Moloz. Kayşat. Küçük. Gevşek taşlar ve kayalarla kaplı dağ eteği. Dağ döküntüsü.

Cree : Cree kabilesi (orta kanada'da yaşayan bir kuzey amerika yerli kabilesi) üyesi kimse.

Creed : İnanma. Öğreti. İtikat. İnanç. Birinin veya bir grubun felsefesini yansıtan ilkeler. İman. Akide. Mezhep. Amentü. Bir dinin temel ilkelerini içeren ifade.

Creep feed : Kuzu ve buzağılara süt emme döneminde ek yem olarak verilen, soya küspesi ve mısır ağırlıklı en az % 20 ham protein içeren karma yem. Krep yem.

Creep curve : Sünme eğrisi. Sürünme eğrisi.

Creep away : Süzülmek. Gizlice sıvışmak. Gizlice kaçmak.

Creep feding : Serbest dolaşımlı yarı açık ahırlarda veya merada kuzu veya buzağıların geçebileceği annelerinin veya yetişkin hayvanların geçemeyeceği özel çitler yapılıp içerisine konulan yemliklere enerjice zengin, lezzetli yem konmasıyla yavruların gereksinim duyduklarında bu çitlerden geçerek yemleri tükettikleri yemleme sistemi, krep yemleme. hayvanların beslenmesinde mera yeterli değilse, daha hızlı gelişme isteniyorsa veya merada bazı mineral madde eksikliği söz konusu ise hayvanlara meraya ek olarak ot, silaj veya konsantre yem verilmesi. Ek yemleme.

 

Creek : Küçük körfez. Çay. Dere. Küçük bir körfez veya liman. Med-cezir kolu. Irmak kolu. Koy.

İngilizce Crees Türkçe anlamı, Crees eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crees ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crawl : Kaynıyor olmak. Böcek istila etmek. Yavaş ilerlemek. (böcekle) dolu olmak. Sürünmek. Dolu olmak. Yağ yapmak. Dalkavukluk etmek. Krol yüzmek. Yağ çekmek.

Brook : Boyu, beslenme teknesi ve aşırı taşkın dışında taşıdığı su niceliği ile en küçük akarsu. Dayanmak. Kaldırmak. Irmak. Çekmek. Dere. Katlanmak. Kabul etmek. İzin vermek.

Go : Girmek. Bahse girmek. Gayret. Devrolunmak. Ölmek. Kaybolmak. Enerji. Sonuçlanmak. Geçmek. Uymak.

Brooklet : Çay. Derecik. Georgia eyaletinde şehir. Küçük dere. Georgia eyaletinde yerleşim yeri.

Move : Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Teklif etmek. Hamle. Taşımak. Kımıldatmak. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Hareket ettirmek. Kımıldamak. Taşıma. Kıpırdatmak.

Travel : Yol almak. Gitmek. Kaçmak. Seyahat. İşlemek. Dolaşmak. Gezi. Tüymek. Yolculuk. Yolculuk etmek.

Formicate : Karıncalanmak.

Watercourse : Ana suyolu. Akarsuyun kaynaktan ağza değin içinde aktığı, ağza doğru eğimli, dar; ancak, çok uzun oluk biçimli yol. Yatak. Su yolu. Su. Nehir yatağı. Çay. (ark veya kanal gibi üstü açık) suyolu. Dere.

 

Stream : Uçuşmak. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Çay. Dere. Sürmek. Akarsu. Sel gibi akmak. Akım. Akın halinde gitmek. Akıtmak.

Crees synonyms : locomote.

Crees zıt anlamlı kelimeler, Crees kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Ride : Arabaya binmek (sürmeden). Binmek. Kafa bulmak. Karara bağlanmamış olmak. Arabayla gezmek. Yüzmek. Kullanmak. Binmek (at veya bisiklet). Gırgıra almak. Üst üste binmek.

Crees ingilizce tanımı, definition of Crees

Crees kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An Algonquin tribe of Indians, inhabiting a large part of British America east of the Rocky Mountains and south of Hudson`s Bay.