Cross the road türkçesi Cross the road nedir
- Yolun karşısına geçmek.
Cross the road ile ilgili cümleler
English: Ali helped the little old lady to cross the road.
Turkish: Ali küçük yaşlı bayanın caddeyi geçmesi için yardım etti.
English: "Why did the chicken cross the road?" is a very well-known English riddle, to which there are a multiplicity of answers.
Turkish: "Tavuk neden yolun karşısına geçti?" çok meşhur ve bolca cevabı olan bir İngiliz bilmecesidir.
English: Ali was afraid to cross the road.
Turkish: Ali yolu geçmeye korkuyordu.
English: Look out for cars when you cross the road.
Turkish: Yoldan karşıya geçerken arabalara dikkat et.
English: I found it impossible to cross the road.
Turkish: Yolu geçmeyi imkansız buldum.
Cross the road ingilizcede ne demek, Cross the road nerede nasıl kullanılır?
Cross : Kesişen. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Çarmıh. Karşıt. Yüksek organizmalarda, genetik olarak farklı dişi ve erkek bireyler arasındaki çiftleşme. mikroorganizmalarda genetik çaprazlama farklı eşey tiplerinin konjugasyonu ile yapılan, virüslerde ev sahibi hücrelerin farklı genotipteki viral parçalar ile enfekte olmasını gerektiren genetik madde değişimi. Çaprazlama. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Öbür tarafına geçmek. Geçirmek. Geçişmek.
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Road : Kara yolu. Karayolu. Demiryolu (amerikan ingilizcesi). Maden geçidi. Cadde. Uyulan tarz. Şose. Uyulan ilke. Demirleme yeri. Uyulan sistem.
Cross the bridge : Köprüden geçmek. Köprüyü geçmek.
Cross the frontier : Sınırı geçmek.
Beside the road : Yol boyunca.
Across the road : Yolun karşısında. Sokağın karşısında. Yolun öbür tarafında.
Along the road : Yol boyunca.
Be on the road : Seyahat etmek. Yola çıkmış olmak. Seyahatte olmak. Seyahat halinde olmak. Yolda olmak. Yolculuk halinde olmak. Tur halinde olmak.
Cross the rubicon : Dönülmeyecek bir karar vermek. Geri dönülmeyecek bir şey yapmak. Dönüşü olmayan bir şey yapmak.

Bu kısımda Cross the road kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cross the road ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cross the road anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cross the road ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.