Cuffed türkçesi Cuffed nedir

Cuffed ile ilgili cümleler

English: They're handcuffed.
Turkish: Onlar kelepçeliler.

English: Ali was wearing an orange jumpsuit and his hands were cuffed in front of him.
Turkish: Ali turuncu bir tulum giyiyordu ve elleri önünde kelepçeliydi.

English: Ali is handcuffed.
Turkish: Ali kelepçeli.

English: The police handcuffed Tom and read him his rights.
Turkish: Polis Tom'u kelepçeledi ve ona haklarını okudu.

English: They handcuffed Tom.
Turkish: Onlar Tom'u kelepçeledi.

Cuffed ingilizcede ne demek, Cuffed nerede nasıl kullanılır?

Handcuffed : Evli. Kelepçeli.

Scuffed : Yırtık pırtık. Eskimiş. Çiziklerle veya sıyrıklarla işaretlenmiş. Çok giyilmiş.

Cuff link : Gömlek kollarında manşetleri kapatmak için kullanılan küçük dekoratif aksesuar. Kol düğmesi.

Off the cuff remark : Düşünmeden söylenen öfkeli sözler. Aniden patlak verme. Önceden düşünmeden konuşma.

Be off the cuff : Hazırlıksız olmak. Doğaçlama olmak. Hazırlıksız bir şekilde bir şey söylemek.

Off the cuff : Düşünmeksizin. Hazırlıksız. Kafadan. Düşünmeden. Doğaçtan. Hazırlıksız olarak.

Cuffing : Tokatlamak. Bir sınırın etrafında, onu çepeçevre saran manşet benzeri bir yapının oluşması. Tokat atmak. Yumruk. Şamar atmak. Tokat. Yen. Kolluk. Manşet.

 

Cuffy : Hırpani. Düzensiz. Paçoz. Dağınık.

On the cuff : Veresiye.

Cuffs : Kolluk. Kelepçe (resmi olmayan terim). Kelepçe.

İngilizce Cuffed Türkçe anlamı, Cuffed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cuffed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cramp : Kasınç. Mengene ile sıkıştırmak. Kenetlemek. Engellemek. Kısıtlamak. Kramp. Engel olmak. Tutmak. Krampon.

Sustain : Ayakta tutmak. Onaylamak. Devam ettirmek. Hakkını vererek yapmak. Katlanmak. Geçindirmek. Notayı uzatmak. Uğramak. Çekmek.

Socked : Vurmak. Dövmek. Tokat atmak.

Slapping : Çıkışmak. Tokatlama. Yüzüne vurmak. Azarlamak. Çatmak. Çarpmak. Şaplak atmak. Şaplak vurmak.

Bonk : Cinsel ilişkiye girmek. Sikişmek. Seks yapmak. Vurmak. Mercimeği fırına vermek. (karşı cinsi) götürmek. Cinsel ilişki yaşamak. Birisini yatağa atmak. Götürmek.

Slaps : Çarpmak. Azarlamak. Çıkışmak. Suratına gelmek. Şaplak atmak. Şaplak vurmak. Yüzüne vurmak. Çatmak.

Slapped : Yüzüne vurmak. Şaplak vurmak. Azarlamak. Şaplak atmak. Çatmak. Çıkışmak. Suratına gelmek. Çarpmak.

Ice coffee : Buzla servis edilen soğuk kahve. Buzlu kahve.

Caffeine : Kafein. Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan, camp’yi 5'-amp haline dönüştüren, fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir purin alkaloit (1,3,7 trimetilksantin). Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan, fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir pürin alkaloit.

Instant coffee : Çabuk kahve. Sıcak suyla yapılan kahve. Amerikan kahvesi. Neskafe (marka). Çözünebilir kahve. Hazır kahve. Neskafe.

 

Cuffed synonyms : coffee cappuccino, coffee substitute, crock up, mocha coffee, cafe royale, coffee royal, cappuccino coffee, cafe noir, smack, cuffing, caffein, iced coffee, receive, coffee bean, cappuccino, drip coffee, coffee berry, sock, decaffeinated coffee, decaf, mocha, collapse, get, crack up, crack, cafe au lait, bonking, drink, break up, espresso, cuff, fenagle, break down.

Cuffed zıt anlamlı kelimeler, Cuffed kelime anlamı

Forbid : Olanak vermemek. Haram etmek. Men etmek. Menetmek. Yasaklamak. Memnu kılmak. Yasak etmek. Engel olmak.

Disallow : Karşı çıkmak. Menetmek. İzin vermemek. Reddetmek. Saymamak. Golü iptal etmek. İptal etmek. Kabul etmemek. Müsaade etmemek. İnkar etmek.

Enjoy : Tat almak. Zevk almak. Haz almak. Tadını almak. Hoşlanmak. Kullanmak. Yararlanmak. Keyfini çıkarmak. Anlamak. Sahip olmak.