Cumulative frequency türkçesi Cumulative frequency nedir

  • Sınıflara ayrılmış bir tesadüfi değişkenin her sınıfa düşen sıklık miktarı belirlendikten sonra, her sınıfa düşen sıklığın sınıflar ilerledikçe toplanarak belirtilmesi, kümülatif sıklık.
  • Kümülatif sıklık.
  • Birikimli sıklık.
  • Kümülatif frekans.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Eklemeli sıklık.
  • Birikimli frekans.

Cumulative frequency ingilizcede ne demek, Cumulative frequency nerede nasıl kullanılır?

Cumulative : Biriken. Birikmiş. Kümülativ. Eklenerek artan. Birikerek çoğalan. Kümülatif. Çoğalan. Birikerek artan. Gittikçe artan.

Frequency : Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, gitar, uzay, gramer, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sık sık olma. İncelenen bir değişkenin belli bir değerinin kaç kez gözlendiğini gösteren sayı. Bir ses dalgasında bir saniyede salınan dalga boyu sayısına karşılık gelen ve sesin perdesini belirleyen sayısal değer. Dizi. Yinelenim. Bağıl bolluk. Sıksayı. Titreşim sayısı. Bir topluluk içinde istenilen tek bir çeşidin bolluğunun bütün niceliğe oranı. "salt bolluk" için verilen örnekte, göktaşında demirin bolluk oranı 50/550, yıldız tayfında metal çizgilerinin bolluk oranı 25/180 dir. bir bölgede 120 yıldızın parlaklığı ölçülmüş, 8 ve 9. uncu kadirler arasında 35 yıl sayılmışsa, bu aralık için yıldız bolluğu 35, bolluk oranı 35/120 dir. ay bk. salt bolluk.

 

Cumulative frequency curve : Kümülatif frekans eğrisi. Birikimsel sıklık eğrisi. Birikimli sıklık eğrisi.

Cumulative frequency distribution : Müterakim frekans dağılımı. Kümülatif frekans dağılımı. Birikimli sıklık dağılımı.

Cumulative frequency polygon : Birikimli sıklıkları belirlenmiş tesadüfi bir değişkenin koordinat sistemi üzerindeki grafiği. Eklemeli sıklık eğrisi. Kümülatif frekans poligonu.

Cumulative action : Birikim etkisi. Kümülatif tesir.

İngilizce Cumulative frequency Türkçe anlamı, Cumulative frequency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cumulative frequency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abattoir : Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Kesimevi.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksendışı.

 

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abdomen : Batın. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

Cumulative frequency synonyms : abamectin, a band, a clay, abdominal pain, a amplitude mod, abdominal fat necrosis.