Curer türkçesi Curer nedir

  • Tedavi eden kişi.
  • Tedavi eden kimse.
  • İyileştiren kimse.

Curer ingilizcede ne demek, Curer nerede nasıl kullanılır?

Curers : Tedavi eden kimse. Tedavi eden kişi. İyileştiren kimse.

Obscurer : Karartan kimse veya şey. Belirsiz hale getiren kimse veya şey. Örtmek. Gösterişsiz. Karartmak. Anlaşılmaz hale getirmek. Saklamak. Gizlemek. Şaşırtan kimse veya şey. Karanlığa gömmek.

Obscurers : Şaşırtan kimse veya şey. Anlaşılmaz hale getirmek. Belirsizleştirmek. Anlaşılmaz yapan kimse. Gizlemek. Gösterişsiz. Saklamak. Karartan kimse veya şey. Karanlık yapmak. Belirsiz hale getiren kimse veya şey.

Procurer : Sağlayan kimse. Alfons. Bulan kimse. Pezevenk. Dasnik. Pezo. Tedarik eden. Muhabbet tellalı. Astik. Kadın satıcısı.

Procurers : Sağlayan kimse. Kadın satıcıları. Pezevenk. Muhabbet tellalı. Bulan kimse. Kadın satıcısı.

Artifical cure : Suni şifa. Doğal şifanın meydana gelmediği zamanlarda ve aynı zamanda doğal şifayı daha çabuk ve eksiksiz sağlayabilecek hekim ve ilacın yardımına başvurma.

Cure dance : Cin, şeytan, kötü ruh gibi görünmeyen güçlerle kutyasakları dinlememe, dinsel görevleri yerine getirmeme gibi eylemlerin yol açtığına inanılan hastalıkları sağaltmak amacıyla yapılan, içinde şaman, büyücü, din adamı gibi bireylerle dinsel, büyüsel ve geleneksel uygulamalardan bir ya da birkaçının bulunduğu halk oyunu türü. bk. cin, şeytan, din, kutyasak, hoca. krş. göbek oyunu. Sağaltım oyunu.

 

Faith cure : Telkinle tedavi. İmanla tedavi.

Fasting cure : Rejim.

Cure all : Her derde deva.

İngilizce Curer Türkçe anlamı, Curer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heal : Defetmek. İyileştirmek. Şifa vermek. Kapatmak. Tatlıya bağlamak. Şifa dağıtmak. Düzeltmek. Sağaltmak. İyileşmek. Şifa bulmak.

Acoustic : Sesli. Seslik. Yankılanımlı. Fizik biliminin, konusu ses olan kolu. Sese ilişkin. Öz yankıma. Duyulan ses. Akustik. Sesle ilgili. Elektrikten faydalanmaksızın yankılandırılarak şiddetlendirilen ses.

Balm : Krem. Teselli. Melisa. Belesan yağı. Kokulu merhem. Balsan yağı. Avutma. Merhem. İlaç olarak kullanılan birkaç çeşit yağ. Oğulotu.

Catholicon : Katolikon. Geçmişte hastalıkları iyileştirdiğine inanılan iksir. Evrensel ilaç. Her derde deva ilaç. Panzehir. Her türlü hastalıkla mücadelede kullanılan ilaç.

Counterpoison : Panzehir. Buna mukabil zehirleme eylemi. Zehire karşı koyan bir madde.

Ointment : Onitment. Yağ. Merhem. Onguan.

Treater : Hasta ile ilgilenen kimse. İkramı yapan. Muameleyi yapan. Muameleci. İşlem yapan kimse. Davranan. Geliştiren kimse. Müzakere eden. Ziyafet veren kimse.

Panacea : Her derde deva ilaç. Panase. Her derde deva. Her derde deva olan ilaç.

Treatment : Davranış. Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak amacıyla, duyarkatın işlemelikte çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi. Geliştirim. İşleyiş. İyileştirme. Hastayı iyileştirme, sağaltım, terapi. Değerlendirme. Tedavi. Sağaltım. Kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Nauseant : Mide bulantısı veren ilaç. Kusturucu ilaç. Kusturucu. Mide bulantısına neden olan. Kusturan. Mide bozulmasına neden olan.

Curer synonyms : magic bullet, medicinal drug, palliative, medicament, application, care for, salve, vomit, lotion, unction, treaters, prophylactic, alleviant, preventative, cure all, recuperate, medication, nostrum, lenitive, help, healer, bring around, treat, antidote, curers, curative, therapeutic, unguent, medicine, intervention, vomitive, preventive, aid.

Curer zıt anlamlı kelimeler, Curer kelime anlamı

Fresh : Giyilmemiş. Taze. Işıl ışıl. Yeni. Arsız. Taravet. Zinde. Günlük. Körpe. Yüzsüz.

Unprocessed : Geliştirilmemiş. İşleme tabi tutulmamış. İşleme konulmamış. İşlenmemiş.

Curer ingilizce tanımı, definition of Curer

Curer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A healer. One who cures. A physician.