Curers türkçesi Curers nedir

  • İyileştiren kimse.
  • Tedavi eden kimse.
  • Tedavi eden kişi.

Curers ingilizcede ne demek, Curers nerede nasıl kullanılır?

Obscurers : Karanlık yapmak. Gizlemek. Karartan kimse veya şey. Belirsiz hale getiren kimse veya şey. Karartmak. Örtbas etmek. Anlaşılmaz hale getirmek. Gösterişsiz. Örtmek. Saklamak.

Procurers : Muhabbet tellalı. Kadın satıcısı. Sağlayan kimse. Kadın satıcıları. Bulan kimse. Pezevenk.

Securers : Güvenceye alan. Sağlama alan. Sağlama alan kimse veya şey. Garantiye alan kimse veya şey.

Curer : Tedavi eden kişi. Tedavi eden kimse. İyileştiren kimse.

Obscurer : Örtbas etmek. Örtmek. Gösterişsiz. Belirsizleştirmek. Anlaşılmaz yapan kimse. Karanlığa gömmek. Karartan kimse veya şey. Gizlemek. Saklamak. Anlaşılmaz hale getirmek.

Artifical cure : Doğal şifanın meydana gelmediği zamanlarda ve aynı zamanda doğal şifayı daha çabuk ve eksiksiz sağlayabilecek hekim ve ilacın yardımına başvurma. Suni şifa.

Past cure : Ümitsiz. Çaresiz. İlerlemiş.

Procurer : Tedarik eden. Muhabbet tellalı. Dasnik. Astik. Sağlayan kimse. Pezo. Kadın satıcısı. Bulan kimse. Alfons. Pezevenk.

Faith cure : Telkinle tedavi. İmanla tedavi.

Fasting cure : Rejim.

İngilizce Curers Türkçe anlamı, Curers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Pat : Elle hafifçe vurmak (takdir veya sevgi belirtisi olarak). Münasip. Tam zamanında. Hafifçe vurarak okşamak. Yumuşakça vurmak (takdir veya sevgi belirtisi olarak). Pışpışlamak. Okşamak. Hafifçe vurmak. Okşama. Sıvazlamak.

Chuck : Bırakmak. Fırlatma. Sevimli şey. Atış. Çenesini okşamak. Son vermek. Dışarı atmak. Savurmak. Gıdaklamak. Kavrama.

Treaters : İlgilenen kimse. Ziyafet veren kimse. İlgili olan kimse. Hasta ile ilgilenen kimse. Davranan kimse. İşlem yapan kimse. Geliştiren kimse. Muamele eden kimse.

Help : Kurtarmak. Elinde olmak. Yardımcı olmak. İmdadına yetişmek. Yardim etmek. Başa çıkmak. Yardım etmek. Muavenet etmek. Yardım.

Bring around : İkna etmek. Düşüncesini değiştirtmek. Yaşama döndürmek. Hayata döndürmek. İnancından döndürmek. Kendine getirmek. Ayıltmak. Düşüncesinden caymasını sağlamak. Tekrar hatırlatmak (kötü anı vb).

Dandle : Oynatmak. Hoppala yaptırmak. Şımartmak. Okşamak. Zıplatmak. Hoplatmak. Çocuğu hoplatmak. Sevmek.

Nuzzle : Yanaşmak. Burnunu sürtmek. Burunla eşmek veya eşelemek. Burnu ile dürtmek. Sokulmak. Burunla eşelemek. Burun ile eşmek. Burnunu sürmek. Burun sürtmek. Kucağına sokulmak.

Fondle : Sevmek. Okşamak.

Nose : Burun. Yavaş ilerlemek. Burun (uçakta). Burnunu sürmek. Koklamak. Uç. Koklayarak bulmak. Ses vb genizden çıkarmak. Genizden çıkarmak (ses).

Heal : Defetmek. Tatlıya bağlamak. Şifa vermek. Düzeltmek. Kapatmak. İyileştirmek. Şifa dağıtmak. Sağaltmak. Şifa bulmak. İyileşmek.

Curers synonyms : paw, stroke, aid, care for, healer, grope, treater, recuperate, curer, pet, tickle, treat.