Cures türkçesi Cures nedir

Cures ile ilgili cümleler

English: Time cures all things.
Turkish: Zaman tüm yaraları sarar.

Cures ingilizcede ne demek, Cures nerede nasıl kullanılır?

Epicures : Yemeden içmeden anlayan. Damak zevkine sahip. Damak zevkine sahip kimse. İnce zevk sahibi. Yiyecekten anlayan. Zevk sahibi kimse. Keyfine düşkün kimse.

Manicures : Manikür yapmak. Düzgün bir şekilde kesmek veya biçim vermek. Manikür.

Obscures : Karanlık yapmak. Saklamak. Örtbas etmek. Gizlemek. Gösterişsiz. Belirsizleştirmek. Karartmak. Örtmek. Anlaşılmaz hale getirmek. Karanlığa gömmek.

Obscurest : Bilinmeyen. Karanlık yapmak. Belirsiz. Karışık. Belirsizleştirmek. Gizlemek. Kuytu. Telaffuzu zor. Örtmek. Gözlerden uzak.

Pedicures : Ayak ve tırnak bakımı. Pedikür yapmak. Pedikürcü. Ayakbakımı. Pedikür. Ayak bakımı.

Procuress : Pezevenk. Kadın satıcısı kadın. Fuhşa teşvik eden kadın. Kadın pezevenk. Mama. Pezo.

Cure dance : Sağaltım oyunu. Cin, şeytan, kötü ruh gibi görünmeyen güçlerle kutyasakları dinlememe, dinsel görevleri yerine getirmeme gibi eylemlerin yol açtığına inanılan hastalıkları sağaltmak amacıyla yapılan, içinde şaman, büyücü, din adamı gibi bireylerle dinsel, büyüsel ve geleneksel uygulamalardan bir ya da birkaçının bulunduğu halk oyunu türü. bk. cin, şeytan, din, kutyasak, hoca. krş. göbek oyunu.

 

Cure all : Her derde deva.

Procuresses : Mama. Fuhşa teşvik eden kadın. Kadın pezevenk. Pezo. Pezevenk. Kadın satıcısı kadın.

Recures : İyiye gitmek. Ulaşmak. Toparlanmak. Varmak.

İngilizce Cures Türkçe anlamı, Cures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cleanse : Temiz yapmak. Arıtmak. Tertemiz yapmak. Arıtma yapmak. Arındırmak. (yara) temizlemek. Temizlemek.

Cure all : Her derde deva.

Relieve : Kurtarmak. Belirginleştirmek. Rahatlatmak. Kabartma yapmak. Avutmak. Sadaka vermek. Dikkat çekmesini sağlamak. İçini rahatlatmak. Renk katmak. Yüreğine su serpmek.

Obviating : Yetmemek. Halletmek. Üstesinden gelmek. Çözmek. Gereksiz kılmak. İzale etmek. Önlemek. Önüne geçmek. Gidermek.

Remedy : Umar. Gereğine bakmak. Derman. İyi etmek. Sağaltmak. Onarmak. Düzeltmek.

Anneals : Yakmak. Tavlamak (metalurji terimi). Tavlamak. Tav vermek. Tav. (metal) tavlamak. Kızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak sertleştirmek. Tutuşturmak.

Air : Tenek atmak. Melodi. Genel durum. Fiyaka. Esinti. Çalım. Havalandırmak. Yayın. Eda. Yayına sokmak.

Obviated : Önlemek. Bertaraf etmek. Gidermek. Çözmek. Önüne geçmek. Üstesinden gelmek. Gereksiz kılmak. Yetmemek. Halletmek.

Caregiving : Kontrol. Muamele (çocuklara hasta insanlara vb.). Bakıcılık. İlgi gösterme.

Prophylactic : Hastalıktan koruyucu, hastalığı önleyen veya balığı hastalıktan koruyan ilaç. Koruyucu. Koruyucu ilaç. Hastalıktan koruyan. Asalağı dış ortamda yok eden ya da onun konakçıya ulaşmasına engel olan ilaç veya işlem. Hastalıktan koruyucu. Tedbir amaçlı. Hastalıktan koruyan ilaç. Profilaktik.

 

Cures synonyms : medicinal drug, magic bullet, harshened, vulcanizing, amended, correctives, chap, expedience, could, cleanses, cicatrized, ameliorating, balm, curative, amending, healers, palliative, medicament, find the means, medication, relieved, bakes, nursed, dehumidify, care for, cicatrize, annealed, coped, panacea, anneal, aid, better, antidote.

Cures zıt anlamlı kelimeler, Cures kelime anlamı

Ill : Garaz. Sorun. Zar zor. Keyifsizce. Zarar. Ucu ucuna. Kötülük. İllet. Fena. Hoş olmayan bir biçimde.

Soften : Sindirmek. Gevşetmek. Kısmak. Yumuşatmak. Gevşemek. Yatıştırmak. Tatlılaşmak. Zayıflatmak. Gönlünü almak. Tatlılaştırmak.