Curran türkçesi Curran nedir

  • İllinois eyaletinde yerleşim yeri.
  • Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Curran ingilizcede ne demek, Curran nerede nasıl kullanılır?

Currant : Frenküzümü. Kuşüzümü. Frenk üzümü. Kuş üzümü.

Currants : Kuru üzüm. Frenk üzümü. Kuşüzümü.

Black currant : Frenk üzümü. Siyah kuşüzümü. Siyah frenküzümü.

Red currant : Frenk üzümü. Grossulariaceae familyasından, dikenli ya da dikensiz, çanak yaprakları taç yapraklarından daha büyük olan, yaprak döken nadiren dökmeyen, ülkemizde altı türü bulunan, çalı formundaki bitkiler. Kırmızı frenküzümü. Kırmızı kuş üzümü. Kırmızı kuşüzümü.

Blackcurrant : Kuş üzümü. Siyah kuş üzümü. Frenk üzümü. Kuşüzümü.

Currency account : Cari hesap. Döviz hesabı.

Incurrable : Elde edilebilir. Edinilebilir. Karşı karşıya kalınabilir. Yüz yüze kalınabilir (genellikle istenmeyen veya sevilmeyen bir şey). Karşılaşılabilir. Sorumlu tutulabilir (örneğin bir görevden).

Redcurrant : Frenküzümü. Kuş üzümü. Frenk üzümü.

Blackcurrants : Frenk üzümü. Kuş üzümü. Siyah kuş üzümü. Kuşüzümü.

Curred : Cıvıldamak. Yumuşak ötme sesleri çıkarmak (kumru veya güvercin ötüşü gibi). Kuğurmak.

İngilizce Curran Türkçe anlamı, Curran eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curran ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Live : Geçirmek. Hayatta kalmak. Naklen. İkamet etmek. Hayatın tadını çıkarmak. Oturmak. Sürmek (yaşam veya ömür). Yaşamak. Akım açık. Beslenmek.

New : Turfanda. Yaş. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Acemi. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Gıcır. Değişik. Yeni olarak. Yeni tarihli. Yeni.

Up to date : Eksiksiz. Günümüze uygun. Güncel. Bugünkü. Aktüel. Modaya uygun. Yenilenmiş. Zamane. Modern.

Online : Hatta. Dizimde. Çevrim içi. Başka bir bilgisayara veya internete bağlı olan. İnternet aracılığı ile bulunabilir olan. Çevrimiçi. Devrede. Çevrimde. Online olarak.

Up to dateness : Modernlik. Güncellik.

Actual : Eylemli. Gerçekten. Fiili. Aktüel. Şimdiki. Asli. Eylemsel. Hakiki. Asıl. Mevcut.

Up to the minute : Son gelişmelerden haberdar. Son modayı izleyen. En güncel. En iyi. En son. Son derece modern. Son haberleri bilen.

Currentness : Şimdiki duruma ait olma niteliği. Hali hazırdalık. Geçerlilik. Modernlik.

Electric current : Elektrik akımı. Katı, sıvı ya da uçun durumlanndaki iletkenlerden artı ya da eksi yüklü parçacıklar akışı olarak gözlenen olay. Bir iletken boyunca elektronların deviniminden oluşan durum. Çıngı akımı. Akım. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrik cereyanı. Bir iletken üzerinden gerçekleşen elektrik akımı.

Latest : Son. Yeni. Son çıkan. En son. En geç. En yeni.

Curran synonyms : electrical phenomenon, thermionic current, occurrent, on going, afoot, contemporary, present day, incumbent, modern, circulating, on line, underway, topical, juice, currency, ongoing.

 

Curran zıt anlamlı kelimeler, Curran kelime anlamı

Old : Köhne. İhtiyar. Eski. Kart. Eski zamanlar. ...yaşında. Büyük. Önceki. İhtiyarlamak. Eskimiş.

Rural : Kırsal. Tarımsal. Köy. Köy yaşamına ait. Çiftçilik ile ilgili. Bölgesel. Taşra. Köye ait.

Curran antonyms : nonmodern, noncurrent.