Cytoside türkçesi Cytoside nedir
- Sitozit.
- Yalnızca basit bir şeker kapsayan seramidin diglikozil türevi.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Cytoside ingilizcede ne demek, Cytoside nerede nasıl kullanılır?
Cytosin arabinose : Sitozin arabinoz. Antitümör özelliği olan, normalde inaktif, hücre içine girdiğinde nükleosit trifosfata dönüşen molekül.
Cytosine : Sitozin. Biyokimyasal araştırmada kullanılan kimyasal element. İdenil asitten çıkarılan bir baz. Sitosin.
Acanthocytosis : Akantositoz. Akantositozis. Kanda akantositlerin varlığı. abetalipoproteinemi.
Agranulocytosis : Kanda granülosit sayısının ileri derecede azalmasıyla beliren durum. Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hale gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni. Agranülositozis. Agranulositoz. Akyuvarsızlık. Yüksek ateş ve düşük sayıda akyuvarlar ile tanımlanan hastalık (tıp veya medikal terimi). Agranülositoz.
Aleukocytosis : Alökositoz.
Erythrocytosis : İkincil polisitemi. Eritrositoz. Eritrositozis. Derinin kırmızı renge dönüşmesi.
Autophagocytosis : Otofaji. Otofagositoz.
Autoerytrophagocytosis : Otoeritrofagositoz. Organizmanın kendi nötrofilleri ve monositleri tarafından alyuvarların fagositozu.
Anisopoikilocytosis : Anizopoikilositozis. Kanda anormal şekil ve büyüklükteki alyuvarların bulunması.
Basocytosis : Bazositoz.
İngilizce Cytoside Türkçe anlamı, Cytoside eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cytoside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvark : Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Borudişli.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Tnf : Tümör nekroz faktörü. Tnf.
C : İngiliz alfabesinin üçüncü harfi. Do (müzik terimi). Klirens. Orta. Do nota. Kulombun simgesi. C programlama dili. Yüz (romen rakamı). Temizleme, temizlenme. ilaçların karaciğer ve böbreklerden atılmalarının ne derece verimli olduğunu gösteren ve birim zamanda anılan organlarda ilaçlardan temizlenen plazma hacmini ifade eden kantitatif değer. bir dakikada böbrekler tarafından herhangi bir maddeden temizlenen plazma miktarı veya kan plazmasında bulunan herhangi bir maddenin arınma değeri, arınma. böbrekte glomeruler süzme hızı ve böbreğin iş görme kapasitesi için bir ölçüdür.
Protein : Doku hücrelerinin esas yapı unsurlarından birini oluşturan, aminoasit birleşmesinden oluşmuş azotlu bileşikler grubuna ait herhangi bir madde. Protein. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Önbesi. Proteid. Hayvan ve bitki gözelerinde aminoasitlerden yapılan önemli bir besin sınıfı. Canlıda yapı elemanı, hormon, enzim, elektron ya da madde taşıyıcısı, desteklik gibi görevleri yapan, amino asitlerin birbirlerine peptit bağlarıyla bağlanması sonucu oluşan, polipeptit dizilerinin tek başlarına ya da diğer moleküllerle birleşerek ipliksi, tabakalı ya da küresel şekillerde (primer, sekunder, tersiyer, kuaterner yapı) bulunabilen, tüm hücre faaliyetlerine katılan bir biyopolimer grubu. Albümin özü. Amino ekşitlerinden yapılmış dirilçoğuz özdeciği. Amino asitlerin peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan, karbon, hidrojen, oksijen, azot ve kükürt içeren, globuler veya fibröz yapıya sahip, bütün canlılar için önemli yapısal ve fonksiyonel işlevleri olan makromoleküller. genellikle peptit bağıyla bağlanmış 100den fazla amino asit içeren ve molekül ağırlığı 10 kdadan fazla olan peptitler için kullanılır.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Dna : Deoksiribonükleik asit.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
Cytoside synonyms : tumour necrosis factor, deoxyribonucleic acid, a cells, abambulacral area, lymphokine, desoxyribonucleic acid, rna, aardvarks, abramis zone, tumor necrosis factor, ribonucleic acid, abiotic factor, abo blood groups system, abiotic environment, acacia, abacus bodies, a site, pyrimidine.

Bu kısımda Cytoside kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cytoside ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cytoside anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cytoside ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.