Cıbıldaşşak nedir, Cıbıldaşşak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çırılçıplak.

[Bakınız: cıbıldacık].

[Bakınız: cıbır].

Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt.

Cıbıldaşşak kısaca anlamı, tanımı

Cıbı : Boncuk ya da aşık oyununda seyircilerin oyuncuyu teşvik amacıyla “yen” anlamında kullandıkları sözcük: Bunların hepsini cıbı

Cıbıl : Çıplak. Yoksul, parasız, geçim darlığı çeken.

Geçim darlığı : Gelirin geçime yetmemesi durumu. karşılığı geçim.

Çırılçıplak : Tamamen çıplak, çırçıplak, anadan doğma, anadan üryan. Çok açık bir biçimde. Bitki örtüsü bulunmayan.

Cıbıldacık : Çırılçıplak.

Yoksul : Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı. İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz.

Züğürt : Parasız, yoksul, meteliksiz olan (kimse).

Çeken : Su yollarını yapan ve su işlerinden anlayan kimse. Arabada hamutun iki yanına takılan kayış şerit. (Yuva Bucak Burdur).

Geçim : Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet. Anlaşma, uyum.

Cıbır : Sırsıklam, sulu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. İşsiz, güçsüz. Tüyü dökülmüş. Kel. [Bakınız: cılbak]. Tembel. Beceriksiz. Kısa boylu insan. Yaşı büyük, boyu küçük. Cılız, zayıf. Suyun sığ yeri. Küçük tahta fıçı. Ağaçsız ova. Ağaçsız dağ. Tortu. [Bakınız: cirbe]. Çıplak. Çürük, ezik meyve. Üzüm posası. Çalı çırpı. Ağaçsız yer. Tüysüz. Parasız, yoksul. Işkın. Parası olmayan, züğürt. Züğürt, kimsesiz. Küçük fıçı. (Kandilli, Güzelyapı, Cihangazi Bilecik). Müflis, fakir.

 

Yoksu : Yoksa.

Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi.

Çeke : Ufak, küçük. Sıkı, gergin.

Çırı : Çıra.

Diğer dillerde Cıa anlamı nedir?

İngilizce'de Cıa ne demek ? : cia

Almanca'da Cıa ne demek ? : cia

Fransızca'da Cıa nedir ? : cia