Döngün nedir, Döngün ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Dargın.
Bir tarafa dost görünüp de onlardan aldığı havadisleri karşı tarafa götüren, satılmış kimse: Veli döngün, onun yanında gizli söz söylemen.
Tadı değişmiş, ekşimiş (yemek): Yemeğin tadında döngünlük var.
Hastalığı iyiliğe dönmüş durumda olan: Çok şükür hasta döngün durumda.
Sözünde durmayan, dönek.
Döngün anlamı, tanımı
Döngü : Herhangi bir olayın birden fazla tekrarlanması. Kısır döngü
Söylemen : Çok konuşan, konuşkan.
Satılmış : Uzun ömürlü olması için doğumundan önce ermişlere adanan çocuk. Manisa şehri, Selendi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa şehrinde, Viranşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.
Hastalı : Hastalıklı.
Havadis : İlgi ile karşılanabilecek haber.
Söyleme : Söylemek işi.
Söylem : Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.
Dargın : Darılmış olan, küskün. Soğuk, ilgisiz.
Değiş : Değme işi. Değişim.
Dönek : İnanç ve düşüncesini değiştiren, sözüne güvenilmeyen, caygın, kaypak (kimse), kahpe.
Şükür : Tanrı'ya duyulan minneti dile getirme. Mutlu bir olay veya durumdan, yapılmış olan bir iyilikten duyulan hoşnutluğu bildirme.
Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
Görün : Mezar, mezarlık.
Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.
Satıl : Kulplu su kabı, bakraç, kova. Kova.
Götür : Gider.
Onlar : Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak. O şahıs zamirinin çokluk biçimi.
Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Diğer dillerde Döngüleme anlamı nedir?
Osmanlıca Döngüleme : tedvir

Bu kısımda Döngün nedir? Döngün ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Döngün tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Döngün hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.