Düğümlenme nedir, Düğümlenme ne demek

Düğümlenme; Edebiyat, Yazın alanlarında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Düğümlenmek durumu

Edebi anlamı:

(Söz sanatı terimi) Her hangi bir sebepten dolayı deyim bozukluğu, yadcıl deyim kullanma, şivesizlik gibi hallerden doğan anlaşılmazlık; bu halde bulunan ifadeye DÜĞÜMLÜ (Muakkat) denir.

Teknik terim anlamı:

Anlatımdaki bir bozukluk yüzünden sözün kolayca anlaşılmaması. İki türlüdür:.

Söz düğümlenmesi: [es. t. takid-i lafzı]: Sözcüklerin yerli yerinde, doğru, düzgün kullanılmamasından ileri gelir.

Anlam düğümü: [es. t. takid-i manevi]: Tümcelerin, yanlış düzenlenmesinden, yadcıl deyim kullanmadan, şiveye aykırılıktan; daha çok da konuyu iyice kavramış olmamaktan doğar. Böyle sözlere "düğümlü": [es. t. muakkat] denir.

Düğümlenme ile ilgili Atasözü veya Deyim

boğazı düğümlenmek : üzüntüden boğazı tıkanmak.

boğazında düğümlenmek : söylemek istediğini heyecan veya üzüntü yüzünden diyememek.

düğüm düğüm olmak (veya düğümlenmek) : çok karışık bir duruma gelmek birbirine geçmek içinden çıkılmaz bir durum almak.

Düğümlenme anlamı, kısaca tanımı

Düğü : Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Pirinç

Düğüm : İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru.

 

Bağırsak düğümlenmesi : İnce veya kalın bağırsağın bir bölümünün bağırsak askısı çevresinde besin geçişini engelleyecek bir biçimde dönerek bükülmesi.

Düğümlenmek : Düğümle bağlanmak. Sıkışmak. Bütün sorunlar bir yerde toplanıp birleşmek.

Şiveye aykırılık : Konuşmada, yazıda dil kurallarına, daha çok da, güzel kullanış geleneğine aykırı düşen anlatım.

Yerli yerinde : Eskiden olduğu yerde. Uygun, yakışır bir biçimde, gerektiği gibi.

Anlaşılmazlık : Anlaşılmaz olma durumu.

Yadcıl deyim : (Söz sanatı terimi) Kullanışa ve dil kurallarına aykırı olan veya alışılmamış bulunan kelime, deyim ve cümle şekli.

Düzenlenme : Düzenlenmek işi.

Şivesizlik : Şivesiz olma durumu.

Söz sanatı : Sözün veya yazının ifade temizliğini, güzelliğini, etkenliğini sağlamak için baş vurulan yolları inceleyip kurallara bağlıyan sanat.

Anlaşılmaz : Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Aykırılık : Aykırı olma durumu, mugayeret, muhaliflik, muhalefet, tehalüf.

Hangi bir : Bilinmeyen, belli olmayan.

Anlaşılma : Anlaşılmak işi.

Kullanma : Kullanmak işi, istimal.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Yüzünden : -den ötürü.

Diğer dillerde Düğümlenme anlamı nedir?

Osmanlıca Düğümlenme : takit