Dığıl dığıl etmek nedir, Dığıl dığıl etmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yaltaklanmak: O aksi çocuk paranın kokusunu aldı da dığıl dığıl ediyor.

Dığıl dığıl etmek anlamı, tanımı

Dığı : Cüce. Kuzu, oğlak

Dığıl : Her şeyin ufağı, küçüğü. Elma, domates gibi şeylerin küçüğü. Tane: Çocuğu sevindiren bir dığıl şekerdir. Pişmiş mısır tanesi, darı. Koyun, keçi, tavşan gibi hayvanların yuvarlak, katı pisliği. Küçük tane halindeki yünler: Bu yatağın yünü de tamamen dığılmış. Sık örülmüş şey. Kıvrım.

Dığıl dığıl : Kendi kendine konuşma, mırıldanmayı anlatır. Tane tane, parça parça: Helva dığıl dığıl olmuş. Istıraptan kıvrım kıvrım kıvranmayı anlatır: Çocuk gece sancılandı, dığıl dığıl döndü. Zorla, güçlükle.

Etme : Etmek işi.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Yaltaklanmak : Birine hoş görünmek için onursuzca davranmak, dalkavukluk etmek, tabasbus etmek.

Yaltaklanma : Yaltaklanmak işi, dalkavukluk.

Yaltak : Dalkavuk.

Paran : Bayramdan bir gün önce yakılan ateş.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

 

Yalt : Yalçın, sert.

Aldı : “söylemeye başladı” anlamında kullanılan bir söz.

Koku : Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu. Belirti, işaret. Güzel kokmak için sürülen esans.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

Aksi : Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.

Çocu : Çocuğu.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Diğer dillerde Dıc anlamı nedir?

İngilizce'de Dıc ne demek ? : disseminated intravascular coagulation