Damaksız nedir, Damaksız ne demek

Damaksız; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Damağı olmayan.
  • Sivri uçlu balıkçı iğnesi
  • Tat alma duyusu zayıflamış olan veya bu duyuyu tamamen yitirmiş olan (kimse).

Damaksız anlamı, kısaca tanımı:

Damaksı : Boğumlanma noktası damakta bulunan (ses).

Damak : Ağız boşluğunun tavanı.

Sivri : Palamut. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Ucuna doğru gittikçe incelen. Ucu keskin ve batıcı olan.

Uçlu : Ucu olan, ucu çıkan. Filtreli (sigara).

Balıkçı : Balık tutan veya satan kimse.

İğne : Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Dokunaklı söz. Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Bazı araçların ucu sivri parçaları. Oltanın ucundaki küçük çengel.

 

Zayıf : Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Başarısızlığı gösteren not. Önemli, güvenilir olmayan. Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Çok az. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz.

Tamam : Yanlış ve yalan olmayan, doğru. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Eksiksiz. Bütün, tüm. Tamamlanmış, bitmiş. Evet.