Dead ball türkçesi Dead ball nedir

  • Ölü top.
  • Topun oyunda olmadığı zaman.
  • Duran top.
  • Saha dışına çıkmış top.
  • Kuralların gerektirdiği 7 durumda topun oyun dışında kalması.
  • Basketbol alanında kullanılır.

Dead ball ingilizcede ne demek, Dead ball nerede nasıl kullanılır?

Dead : Işığı öldürmek. Işığı hızla azaltarak söndürme. Uyuşuk. Ölü (renk). Acımasız. Cansız. Ölü. Işığı öldürme. Çıkmaz. Gerilimsiz.

Ball : Top mermisi. Tenis, masa tenisi, basketbol alanlarında kullanılır. Yumak yapmak. Gülle. Top yapmak. Yumak. Misket. İlaç (at). Alantopu. Sepettopu oyununda, oyuncuların sayı yapmak için kullandıkları küre biçimindeki oyun aracı. deri, sentetik bir nesne ya da lastik bir kılıf ile kaplı ve içi hava dolu bir lastik balon olup, çevresi en az 75 santim, ağırlığı ise en az 600, en çok 650 gramdır. 1.80 metre yükseklikten tahta bir alana bırakıldığı zaman en az 1.20, en çok 1.40 metre yüksekliğe zıplayacak biçimde basınçlı hava ile şişirilmiştir.

Dead account : Ölü hesap. İşleyebilirliğini yitirmiş sayışım. Hareketsiz hesap. Ölü sayışım.

Dead ahead : Dosdoğru.

Dead air : Yayın sırasında sesin kesilmesi.

Dead alive : Sıkıcı. Ruhsuz.

İngilizce Dead ball Türkçe anlamı, Dead ball eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dead ball ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Border lines : Kenarlık çizgileri. İki ülke arasındaki sınırı işaretleyen hat. Kenar çizgisi. Sınır çizgisi. Oyun alanını sınırlayan 26 metre uzunluğundaki karşılıklı çizgiler. oyun bu sınırların içinde oynanır. sınır çizgileri, dip çizgileriyle oyun alanını dört yandan kuşatır. Sınır hattı. Sınır çizgileri.

Bordered zone : Sınırlı bölge. Dip çizgileri, serbest atış çizgileri ve dip çizgilerinin orta noktalarına 3 metre uzaklıktan başlayıp, bu çizgilerle serbest atış çizgilerini birleştiren çizgilerin sınırladığı alan.

End lines : Dip çizgisi. Dip çizgiler. Oyun alanının çember yönüne rastlayan sınırını belli eden karşılıklı çizgiler.

Centre point on side lines : Orta çentik. Oyun alanını ortadan iki eşit bölgeye ayıran çizgi.

Bounce pass : Zıplatarak aktarma. Baunspas dediğimiz. Yerden pas. Yerden sektirilerek atılan pas. Yere çarptırılarak verilen pas. Topun, savunma oyuncusuna kaptırılmadan zıplatılarak takım arkadaşına aktarılması.

Act of throwing goal : Sayıya giden atış. Bir oyuncu, sayıya gidecek atış yaparken karşı takım oyuncularından biri tarafından engellenirse, bu sayıya giden atış olarak kabul edilir ve hakemler tarafından sapkıyı yapan oyuncunun takımı zararına 2 serbest atış cezası verilir.

Back court : Bir takımın savunma yaptığı yarı saha. Savunma bölgesi. Bir takımın akın bölgesi dışında kalan alanı. Savunma alanı.

Basketball : Basket topu. Basket. Basketbol. Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır. Sepettopu. Basketbol topu.

 

Drag dribble : Topu, yerden az bir yükseklikte zıplatarak götürme. Alçak top sürme.

Backboard : Pota (basketbol oyununda kullanılır). Arka tahtası. Arkalık. Bir ağ takılı olan pano. Çarpma tahtası. Çalışma duvarı. Ucunda sepetin asılı bulunduğu tahta. tahta ya da saydam, fakat kırılmaz bir maddeden yapılır. yerden 2.75 metre yükseklikte olup uzunluğu 1.80, yüksekliği ise 1.20 metredir. Pota. Aynalık.

Dead ball synonyms : double hand pass, basket, dead bali, double foul, charged time out, set piece.