Decidere türkçesi Decidere nedir

  • Desidere.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Düşme, yok olma.

Decidere ingilizcede ne demek, Decidere nerede nasıl kullanılır?

Decider : Karar. Kesin sonuç. Final. Sonucu belirleyen karşılaşma. Son maç.

Deciders : Kesin sonuç. Final. Sonucu belirleyen karşılaşma. Karar.

Decide against a thing : Birşeyin aleyhinde karar vermek.

Decide against someone : Aleyhinde karar vermek.

Decide for a thing : Birşeyin lehinde karar vermek.

Cause to decide : Karar vermesini sağlamak.

Decided not to : Yapmamayı seçti. Yapmamaya karar verdi.

Decide upon : Karar vermek.

Decide : Hükme bağlamak. Karar kılmak. Sonuçlandırmak. Karar vermesini sağlamak. Karar verdirmek. Kararlaştırmak. Karar vermek. Belirlemek. Aklı kesmek. Hüküm vermek.

Did you decide : Karar verdiniz mi.

İngilizce Decidere Türkçe anlamı, Decidere eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Decidere ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Determine : Amaçlamak. Azmetmek. Saptamak. Belirlemek. Sabitleştirmek. Kararlaştırmak. Neden olmak. Karara varmak. Karara bağlanmak. Karara bağlamak.

Deliberate : Ağır. Kasti. Planlanmış. Emin. Üzerinde durmak. Dikkatli. Tartışmak. Tartmak. Tedbirli. Üzerinde tartışmak.

Debate : Düşünüp taşınmak. Çok düşünmek. Açık oturum. Görüşmek. Çekişme. Çekişmek. Danışmak. Bir yöneticinin yönetiminde, belirli bir konunun uzmanlar, ilgililer arasında tartışılıp aydınlatılmasını amaçlayan izlence. Görüşme. Dikkate almak.

 

Regulate : Düzenlemek. Düzene sokmak. Ayarlamak. Bir aracı düzenine koyup, doğru işlemesini sağlamak. Çalışmasını regüle etmek. İşleyişini regüle etmek. Düzeltmek. Ayar etmek. Düzenleme yapmak.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Regularize : İntizama koymak. Resmiyet kazandırmak. Düzenlemek. Devamlılık kazandırmak. Düzene koymak. Yasallaştırmak. Usule uydurmak. Resmileştirmek. Düzenli olarak yapmak.

Settle : Yerleştirmek. Çökeltmek. Adapte olmak. Konmak. Çökelmek. Karar kılmak. Durulmak. Tünemek. Yetinmek. Çökelmek (sıvının içindeki katı maddeler).

Purpose : Kasıt. Tasarlamak. Amaç. Yönseme. İnsanın önceden tasarlayıp ulaşmak için çabalarını üzerinde yoğunlaştırdığı bir erek. Bir eylem ya da davranışın yöneldiği bilinçli amaç. Verilmek istenen mesaj. Mesaj (hikaye). İstemek. Kararlılık.

 

Decidere synonyms : mensurate, make up one's mind, a c syndrom, adjust, abdominal pain, will, abdominal ovariectomy, regularise, a crochordon, choose, abattoir, take, judge, orientate, try, select, rule, pick out, abdomen, a dna, a clay, decree, end, a c deformity, orient, seal, resolve, abamectin, terminate, order, abdominal distention, a amplitude mod, adjudicate.

Decidere zıt anlamlı kelimeler, Decidere kelime anlamı

Deregulate : Devlet denetimini kaldırmak. Devlet denetimini azaltmak. Kısıtlayıcı şartları kaldırmak. Denetimi kaldırmak ya da azaltmak. Kısıtlamaları kaldırmak. Hükümet kontrolünden çıkarmak.

Disorient : Zihnini karıştırmak. Şaşırtmak. Yolunu şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Yönünü şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek.

Begin : Atılmak. Girişmek. Başlamak. Önayak olmak. Koyulmak. Start vermek. Doğmak. Start almak. Adım atmak. Meydana gelmek.