Decider türkçesi Decider nedir

  • Sonucu belirleyen karşılaşma.
  • Karar.
  • Son maç.
  • Kesin sonuç.
  • Final.

Decider ingilizcede ne demek, Decider nerede nasıl kullanılır?

Decidere : Desidere. Düşme, yok olma.

Deciders : Kesin sonuç. Karar. Sonucu belirleyen karşılaşma. Final.

Decide against a thing : Birşeyin aleyhinde karar vermek.

Decide against someone : Aleyhinde karar vermek.

Decide for a thing : Birşeyin lehinde karar vermek.

Decide to take the plunge : Bir şeyi yapmaya karar vermek.

Cause to decide : Karar vermesini sağlamak.

Decided : Kararlı. Kararlaştırılmış. Tartışmasız. Kesin. Şüphesiz. Net. Değişmez. Anlaşılır. Azimli. Açık.

Decide : Hükme bağlamak. Seçim yapmak. Belirlemek. Kararlaştırmak. Karar kılmak. Hüküm vermek. Karar vermek. Sonuca varmak. Azmetmek. Sonuçlandırmak.

Decided not to : Yapmamayı seçti. Yapmamaya karar verdi.

İngilizce Decider Türkçe anlamı, Decider eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Decider ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drop scene : Son perde.

Choose : Ayırt etmek. İyi bulmak. Uygun görmek. İçinden seçmek. Tercih etmek. Saylamak. Yeğlemek. Ayırmak. İstemek.

Resolve : Azimlilik. Çözmek. Aklına koymak. Eritmek. Çözümlemek. Ayrıştırmak. Karar vermek. Azmetmek. Parçalarına ayırmak.

 

Purpose : Tasarlamak. Kararlılık. Azim. Erek. Mesaj (hikaye). Yasan. Yönseme. Kasıt. Niyetinde olmak. Niyet etmek.

Finals : Final sınavı. Bir dersin son sınavı. Finaller. Bir müsabakanın final maçları.

Measure : Derece. Endazeye vurmak. Ayarlamak. Ölçme jüyesi. Ölçüm. Nispet. Süzmek. Tartmak. Ölçüm yapmak. Miktar.

Regularize : Düzenlemek. Düzenli olarak yapmak. Resmiyet kazandırmak. Resmileştirmek. İntizama koymak. Usule uydurmak. Düzene koymak. Devamlılık kazandırmak. Yasallaştırmak.

Determine : Kararlaştırmak. Saptamak. Karar verdirtmek. Karara bağlamak. Karara varmak. Karar vermek. Azmetmek. Sabitleştirmek. Kesmek. Amaçlamak.

Determination : Kararlaştırma. Kararlılık. Tespit. Belirtme. Tahdit. Tayin. Saptama. Gereklilik. Belirleme. Niyet.

Regularise : Resmileştirmek. Resmiyet kazandırmak. Yasallaştırmak. İntizama koymak. Düzenli olarak yapmak. Devamlılık kazandırmak. Düzene koymak. Düzenlemek.

Decider synonyms : make up one's mind, misdeliver, mensurate, judge, adjudicate, arbitrament, finale, will, govern, process, drop off, take, decretum, serve, decisions, select, coda, final, get, try, decree, endgame, attaintment, rule, deliberate, decision, convey, ultimate result, constancy, attainture, measure out, consign, orient.

Decider zıt anlamlı kelimeler, Decider kelime anlamı

Deregulate : Hükümet kontrolünden çıkarmak. Denetimi kaldırmak ya da azaltmak. Devlet denetimini azaltmak. Devlet denetimini kaldırmak. Kısıtlayıcı şartları kaldırmak. Kısıtlamaları kaldırmak.

Disorient : Yolunu kaybettirmek. Şaşırtmak. Yolunu şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Zihnini karıştırmak. Yönünü şaşırtmak.

Take away : Elinden almak (bir hakkı). Çekmek (desteği). Götürmek. Kaldırmak. Uzaklaştırmak. Çıkarmak. Almak. Dışarıya çıkarmak. Paket yaptırıp götürmek. Alıp götürmek.

Decider ingilizce tanımı, definition of Decider

Decider kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who decides.