Deliver from türkçesi Deliver from nedir

Deliver from ingilizcede ne demek, Deliver from nerede nasıl kullanılır?

Deliver : Söylemek. Dağıtmak. Vermek. Kurtarmak. Yapmak (konuşma). Atmak. Serbest bırakmak. İletmek. Teslim etmek. Doğurmak.

From : (bir yer)den. Ürünün yapıldığı malzemeyi gösterir. Dolayı. Yüzünden. -den ötürü. -den beri. Beri. -dan. Bir farkı gösterir. -den.

Deliver a child : Çocuk doğurtmak. Doğum yaptırmak. Doğurtmak. Doğum yapmak. Çocuk dünyaya getirmek. Doğumda yardımcı olmak. Çocuk doğurmak.

Deliver a judgment : Karar vermek. Hüküm vermek.

Deliver a lecture : Konferans vermek. Ders anlatmak. Konu anlatmak. Ders vermek.

Deliver a message : Mesaj göndermek. Mesajı iletmek. Mesaj iletmek. Mesaj vermek.

İngilizce Deliver from Türkçe anlamı, Deliver from eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deliver from ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolved : Bağışlamak. Affetmek. Temize çıkarmak. Suçu affedilen. Aklamak. Affedilmiş.

Cocoons : İpekböceği kozası. Koza oluşturmak. Sarmak. Koza örmek. Koza.

Cocoon : İpekböceği kozası. Kokon. Sarmak. Koza. Koza örmek. Tam başkalaşım gösteren böceklerin pireler gibi erişkinlerin içerisinde geliştiği puparyum kılıfı. halkalı solucanlarda (sülükler) slitellum tarafından oluşturulan ve döllenmiş yumurtayı çevreleyen yumurta kesesi. trematod ve sestodlarda zigota ilave olarak çok sayıda vitellin bez hücrelerinden oluşan yumurtalar. cockroaches’lerin türe bağlı olarak 16-40 adet yumurta içeren ootekası. düz kanatlılarda (orthoptera) içine yumurtaların bırakıldığı süngerimsi yapı. Koza oluşturmak.

 

Bail out : Mali destek vererek kurtarmak. Kefaletle kurtarmak. Maşrapa vb ile boşaltmak. Kurtulmak. Kefaletle serbest bırakmak. Giren suyu kova ile boşaltmak. Paraşütle atlamak (uçaktan). Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Paraşütle atlamak.

Advocate : Taraftar. Desteklemek. Savunmak. Müdafaa etmek. Savunucu. Avukat. Yandaş. Müdafi.

Cocooned : Koza. Bir kozada gibi bürünmüş veya bir koza gibiymişçesine sarınmış. Koza oluşturmak. Sarmak. Koza örmek. İpekböceği kozası.

Bring off : Başarmak. Üstesinden gelmek. Getirmek. Başarılı olmak. Zorluklara rağmen başarmak. Umulmayan bir şeyi başarmak. Alt etmek. Başarıyla yürütmek.

Absolve : Arılamak. Suçunu bağışlamak. Temize çıkarmak. Bağışlamak. Affetmek. Aklamak. Beraat ettirmek. Allah adına günahı affetmek. Tenzih etmek.

Bailed : Emanet etmek. Tevdi edilmiş. Kefaletle serbest bırakılmış. Kefaletle serbest bırakmak. Teminat olarak verilmiş. Suyunu boşaltmak (kayık).

Charm : Cezbetmek. Büyülemek. Albeni. Aklını almak. Sihir. Nazarlık. Cazibe. Memnun etmek. Çekicilik. Büyü.

Deliver from synonyms : brought through, conserved, cleared, be a father to, deliver a child, conserving, absolving, deliver, absolves, delivers, clean up, clears, brought off, convoy, convoying, advocated, bail, bring through, come to the aid of, conserve, convoyed, bails, buffer, conserves.